İçeriğe atla
Zuhruf 41Cüz 25 · Sayfa 492

Zuhruf Sûresi 41. Âyet

الزخرف

Sohbete sor

Fe-immâ neżhebenne bike fe-innâ minhum muntakimûn(e)

Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız.

Zuhruf Sûresi

Âyet-i kerime zâti âyetlerdendir. Uluhiyet mertebesinden risalet mertebesine hitab etmektedir.


Âyet-i kerime sayısal değeri 43+41= 84 tür. 8+4= 12 dir. 12 ise Hakikat-i Muhammediyedir.

“nezhebenne bike” biz senibike” senin ile alıp götürürsek, seni senliğinden alaraa biz ile biz olarak alıp götürürsek Fenafillah mertebesi ile alıp Hakkikat-ı Muhammediye mirac etirirsek onlardan biz imtikam alırız.

Kişi kendi varlığında Fenafillah tan sonra Hakikat-ı Muhammedi mertebesine mirac edip ulaşırsa, varlığında bulunan nefsi emmare, hayal ve vehim kuvvetlerinden muntakim esmâsı intikam almış olur. Aslı olan olan Hakk’a vasıl olmuştur. (Murat Derûni) Muhyiddin Arabi hazretlerine göre Biz seni alıp götürsek ifadesi, "Hakikat-i Muhammediyye’nin maddî dünyadan çekilip ilâhî hüviyete dönüşü"nü simgeler.

"Nefs, ‘ölmeden evvel ölme’ makamında ‘biz seni alırız’ sırrına erer. Bu, ‘bekā billâh’a giden yoldur."[47]

"Allah, kulunu ‘biz’ diyerek kendi hüviyetine alır. Bu, nefsin ‘yokluk’ (adem) perdesinden ‘varlık’ (vücûd) hakikatine geçişidir."[48]

"İntikam, ‘nefsin hevâsının kahredilmesi’dir. Allah, kulunun nefsinden intikam alır ki, onu aslına (fıtrata) döndürsün."[49]

"Allah, ‘muntekim’ ismiyle nefsin putlarını kırar. Bu, bir rahmettir; zira nefs, ancak böyle terbiye olur."[50]

"Kul, ‘biz seni alırız’ sırrına erdiğinde, artık ondan ‘intikam’ alınmaz. Zira o, ‘fânî’ olmuştur. İntikam, ‘ben’ diyen nefstedir."[51]