Ve kâlû yâ eyyuhâ-ssâhiru ud'u lenâ rabbeke bimâ ‘ahide ‘indeke innenâ lemuhtedûn(e)
(Onlar azabı görünce) "Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz" dediler.
Zuhruf Sûresi
Âyet-i Kerime rububiyet mertebesi âyetlerindendir.
Mudill üzere Aziz, Cabbar ve Mütekebbir olan nefsi emmare, yardımcıları vehim ve hayal kuvvetleri kendi varlıklarında bulunan ateş azapları olduğunun farkına varınca, kendileri gibi sihir kuvvetlerinin kullanıcıları ve diğer kuvvetler bunları gerçek sanmalarından dolayı Musa (a.s.) Ey “Sihirbaz” diye hitap etmektedirler.
Kendi varlığında “Museviyet” mertebesi hüküm sürmeye başlayan nefsi emmare ve kuvvetleri onu “Sihirbaz”[57] diye nitelemektedir. Nefsi emmarenin hayal kuvveti oluşturmuş olduğu sihri ortadan kaldıran “Museviyet” mertebesinin aklı- küll gücünün nefsi emmare hala farkına varamamış ve sihir olarak niteleyip iftira atmaktadır.
Ve Musâ (a.s.) Hadi esmâsı üzerinde olduğundan Hadi esmâsı ile olan ahdin, sözün ile onun zuhur mahalli olman neticesinde ondan bizim için bu azabı kaldırmasını iste ve biz doğru yola gireceğiz diye Museviyet mertebesine ve “Hadi” esmâsına tabii olacağını bildirir. (Murat Derûni)