Vemâ nurîhim min âyetin illâ hiye ekberu min uḣtihâ(s) ve eḣażnâhum bil'ażâbi le'allehum yerci'ûn(e)
Onlara gösterdiğimiz her bir mucize önceki benzerinden daha büyüktü. Doğru yola dönsünler diye, onları azaba uğrattık.
Zuhruf Sûresi
Yine âyet-i kerime zâti âyetlerdendir.
“nurîhim” Burada gösterilen âyet-mucizeleri biz zatımızdan göstedik. “Görme”de nûr yani eşyanın hakikatidir. Nûr eşyayı içten aydınlatan onu varlık sahasına çıkarandır. Rububiyet mertebesinden gösterilen âyet-işaretlerin hakikati ise her seferinde bir ötekinden daha büyüktü. Ama hayal ve vehimleri hakikati alaya alıp gülmeye devam ettiler. (Murat Derûni)
(……..Leallehüm yerciûn………)
48. “….umulur ki inkârlarından dönerler….” Bu Âyet-i keriyme’de dikkat çeken husus (يَرْجِعُونَ) (rucu’) kelimesidir. Bu kelimenin sayı değerleri (200+3+ 6+70=279) dur toplarsak, (2+7+9=18) eder ki, bu da (18) bin âlemin efendisine dönmektir diyebiliriz, yani dönülecek yer Mûsâ (a.s.) mın şahsında Hakikat-ı Muham- mediyye ye dönmektir, diyebiliriz.[56] “ İz- -T-B- ”