İçeriğe atla
Zuhruf 65Cüz 25 · Sayfa 494

Zuhruf Sûresi 65. Âyet

الزخرف

Sohbete sor

Faḣtelefe-l-ahzâbu min beynihim(s) feveylun lilleżîne zalemû min ‘ażâbi yevmin elîm(in)

Ama aralarından çıkan gruplar ayrılığa düştüler. Elem dolu bir günün azabından vay o zulmedenlerin haline!

Zuhruf Sûresi

Âyet-i kerime “İseviyet” mertebesi âyetlerindendir.


Gerçek İncil “Îsâ” (a.s.)ın kendisidir. Çünkü ALLAH’ın kelimesi ve Îsevîyyet mertebesinin (10) zuhur yeridir. İncil ismiyle kayıtlı bir kitâp gelmemiştir. Bu yüzden böyle bir kayıt bulunamamıştır, çünkü yoktur. Elde bulunan ve “İncil” ismi verilen dört yazılımın gerçek isimleri ise (hadis-i Îsâ) lar’dır. Ve yazarlarının isimleriyle yazarlarına göre vardırlar.

“İncil” (Matta)ya göre:

“İncil” (Markos)a göre:

“İncil” (Lûka)ya göre:

“İncil” (Yuhanna)ya göre:

Bu yazılımlar, yazarlarının anlayışları üzere ürettikleri (hadis-i Îsâ)lar’ dır. ALLAH’ın kitâbı ise (ALLAH’a göre) olur. “Kullara göre” olmaz. Bugün elde bulunan gerçek “İncil” “Kûr’ân-ı Keriym”min içinde bulunan ve ora da muhafaza edilen “Îsâ”(a.s.) hayatını ve Îsevîyyet mertebesini anlatan Kûr’ân-ın Âyetleridir. Günümüzden yaklaşık üç bin sene evvel gelmiş olan Tevrat’a ait olduğu bildirilen yazılımlar olduğu halde, ondan yaklaşık bin sene sonra geldiği söylenen gerçek “İncil”den acaba ortada niye bir vesîka yoktur?[83] “ İz- -T-B-” Maide sûresinde bu hâl hakkında İsâ a.s. sorulması hakkında âyetler vardır.

(5/116) (Ve iz kalAllahu ya Îsebne Meryeme eente kulte linNasittehızunî ve ümmiye ilâheyni min dunillâh* kâle sübhaneKE mâ yekûnü lî en ekule mâ leyse lî Bi hakk* in küntü kultühu fekad alimtehu, ta'lemü mâ fî nefsî ve lâ a'lemü mâ fî nefsik* inneKE ente allâmül ğuyub;)

(5/116) “Ve Allah demişti ki: "Ey Meryemoğlu Îsâ, sen mi insânlara: 'Beni ve annemi, Allah'tan başka iki ilâh edinin' dedin?". "Hâşâ, dedi, sen yücesin, benim için gerçek olmayan birşeyi söylemem bana yakışmaz. Eğer demiş olsam, sen bunu bilirsin, sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben ise senin nefsinde olanı bilmem, çünkü gaybları bilen yalnız sensin, sen!".

İncil’i anlayabilecek anlayışlar dünya üzerine geldiği için İncil geldi ve ilk olarak hâvariler tarafından anlaşıldı. Tabî daha sonra hâvariler tarafından yayılmasında değişik yollara sapıldı. Zâten varlığındaki Hakkın varlığı olduğundan tabîidir ki bilecek.

Îseviyetin beşeriyet yönüyle söylediği cümle budur işte, “sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben senin nefsinde olanı bilmem”.

(5/117) (Mâ kultü lehüm illâ ma emertenî Bihi enı'büdullahe Rabbî ve Rabbeküm* ve küntü aleyhim şehîden mâ dümtü fîhim* felemmâ teveffeytenî künte enter Rakîbe aleyhim* ve ente alâ külli şey'in Şehîd;)

(5/117) "Ben onlara sadece, senin bana emrettiklerini söyledim. Benim ve sizin Rabbınız olan Allah'a kulluk edin, dedim. Aralarında olduğum müddetçe onlara şâhit idim, fakat sen beni vefat ettirince onları gözetleyen yalnız sen oldun. Sen herşeyi görensin.”[84] “ İz- -T- B- ”


Kişi eğitiminde “İseviyet” mertebesine gelir ve bu bana yeter diye bulunduğu yerin irfani eğitiminden ayrılırsa Hz. Ali’nin dediği gibi Cem’den farka gelemez… Bu durumdan onu çıkaracak ve farka getirecek İrfan ehli Ariftir. İşte benin namazım kılındı, namazı kimin için kılacağım ben Hakk’la hakk oldum gibi v.s. sözler bu tayfadan çıkar. Evet, kişi bu hal ve yaşam içine girebilir. Ama bu çok kısa bir süre olur. Ve bu hal içinde Arif onu çıkarır. İbadetine, Ubudet olarak döner. Ve bu ibadeti etrafındakilere göstermek için yapar. (Murat Derûni)