İçeriğe atla
Duhân 47Cüz 25 · Sayfa 498

Duhân Sûresi 47. Âyet

الدخان

Sohbete sor

Ḣużûhu fa'tilûhu ilâ sevâ-i-lcahîm(i)

(Allah, görevli meleklere şöyle der:) "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."

Duhân Sûresi

“cahîm” cehennem sayısal değeri “Cim: 3” “Ha: 8” “Ye: 10” “Mim: 40” tır. Toplarsak (3+8+10+40= 61) (6+1= 7) dir.

(7) Burada Yedi nefis mertebesi ve cehennemdir…

Cim: Celal, Ha: Hakikat, Ye: Yakîn” “Mim: Hakikat-i Muhammediye dir.

Cehennem, Hakikat-i Muhammediyenin celal hakikatine yakınlık halidir.

“61” sayı değerinin ortası “31” dir. 31 ise (ال) () El ve Lamelif karşılığını veren sayıdır.

Kendi vehimi ve hayali varlığının yokluğunu idrak etmeyip ve dünya hayatında hakikatten uzanan eli zahiren de olsa tutmadığı için cehennemin ortasına sürüklenecektir.

Ama bu dünya hayatında bir el bulup bu eli tutar ve yokluğunu idrak ederse, Cemal-i ilahi tecellisi içerisinde gark olmuş, kemale ermiş kişinin yavaş yavaş öğrenip yaşadıklarını başka gönüllere de aktarması gerekecektir. Çünkü bu bir manevi görev, devir teslimidir. Bu devri yapabilmesi için kendisinin celal tecellisine ihtiyacı vardır.

Karşı birime fayda sağlamak için ifade gerekmektedir. Derviş ilk başlarda yalnız başına nefs emmaresini yenemez. İşte daha evvelce bu sistem içinde eğitimini tamamlamış olan bir ehli kemale ihtiyaç vardır. Ve bu eğitim karşı tarafa bir irade ile aktarılır. Bu da celelal tecellisidir. Ancak bu yolda o kişi kendindeki nefsi duyguları kese kese, kurban ede ede kurbiyete yani hakka yaklaşmaya başlar. (M.D.)

"Huzûhu: Nefs, hakikatten kaçar, Hakk onu 'yakalar'. Bu yakalayış, nefsi kendi hakikatine döndürmek içindir."[38]

"İtlâ, nefsi sevâi’l-cahîme (cehennemin ortasına) çekmek, onu kendi bâtınındaki ateşle yüzleştirmektir. Bu, bir rahmettir; çünkü nefs ancak bu şiddetli yüzleşme ile arınır."[39]

"Nefs, cahîmin sevâsına (ortasına) sürüklenir. Cahîm, onun 'ene'sinin ateşidir. Sevâ ise, bu benlik ateşinin kalbine en yakın olduğu mertebedir. Oraya sürüklenmek, 'ben' demenin sonucudur."[40]

"Hakikat ehli, nefsinin 'yakalanıp cehennemin ortasına sürüklendiğini' dünyada görür. O, bu sürüklenişi, nefsinin 'ene'sinden kurtulmak için bir fırsat bilir."[41]