Efelâ yetûbûne ila(A)llâhi veyestaġfirûneh(u)(c) va(A)llâhu ġafûrun rahîm(un)
Hala mı Allah'a tövbe etmezler ve O'ndan bağışlanma istemezler? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Hâlâ Allah'a tevbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Bu ayet, Allah'a yönelme, bağışlanma dileme ve Allah'ın bu niteliklerini vurgulayan temel kavramlar etrafında döner. Tevbe ve istiğfarın önemi ile Allah'ın gafur ve rahim isimlerinin derin anlamları dilbilimsel olarak incelenmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Tevbe, işlenen günahtan dönmek, pişmanlık duymak ve bir daha işlememeye azmetmektir. Ayetteki 'yeteubûne' ifadesi, bu dönüşün ve pişmanlığın Allah'a yönelik olması gerektiğini vurgular, zira tevbe ancak Allah katında kabul görür.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Tevbe, kulun günahtan Allah'a dönmesidir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın kullarından beklediği bir yöneliş ve arınma eylemini ifade eder. 'Aflâ yetûbûne' ifadesi, bu dönüşün niçin gerçekleşmediğine dair bir kınama ve teşvik içerir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Tevbe, Kur'an'da sadece bir pişmanlık hali değil, aynı zamanda Allah'a doğru aktif bir yöneliş ve O'nun emirlerine uygun bir yaşam tarzına geri dönüş olarak ele alınır. Ayetteki soru formu, bu dönüşün gerekliliğini ve önemini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İstiğfar, günahın örtülmesini ve affedilmesini istemektir. 'Ğafr' kelimesi, bir şeyi örterek korumak anlamına gelir. Ayetteki 'yestağfirûnehu' ifadesi, kulun Allah'tan günahlarını örtmesini ve kendisini azaptan korumasını talep etmesini ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): İstiğfar, Allah'tan günahların bağışlanmasını dilemektir. Bu ayetteki kullanımı, tevbe ile birlikte zikredilerek, hem pişmanlık duyma hem de bu pişmanlığın Allah'a arz edilerek affın istenmesi gerektiğini gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): İstiğfar, Kur'an'da Allah'ın affediciliğine sığınma ve O'ndan günahların örtülmesini talep etme eylemidir. Ayetteki bağlamda, tevbe ile birlikte kullanılması, bu iki kavramın birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğunu ve Allah'a dönüşün samimiyetini pekiştirdiğini gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Ğafûr, Allah'ın sıfatlarından olup, günahları çokça bağışlayan, örten demektir. Bu sıfat, Allah'ın rahmetinin genişliğini ve kullarına karşı affediciliğinin sürekliliğini vurgular. Ayetteki 'Allahü Ğafûrun' ifadesi, tevbe ve istiğfarın kabul göreceğinin bir garantisi gibidir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Ğafûr, mübalağa sigası olup, Allah'ın günahları defalarca ve büyük ölçüde bağışladığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kullarına karşı olan affediciliğinin sınırsız olduğunu ve tevbe edenleri bağışlamaya hazır olduğunu belirtir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Ğafûr, günahları örten ve affeden demektir. Bu ayette, Allah'ın bu sıfatı, kullarını tevbe ve istiğfara teşvik etmek için zikredilmiştir; zira O, bağışlayıcıdır ve kullarının dönüşünü kabul eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Rahîm, Allah'ın kullarına karşı olan merhametinin sürekliliğini ve genişliğini ifade eder. Bu sıfat, Allah'ın rahmetinin tecellilerini ve lütuflarını gösterir. Ayetteki 'Rahîm' ifadesi, Allah'ın sadece bağışlamakla kalmayıp, aynı zamanda kullarına şefkatle muamele ettiğini ve onları rahmetiyle kuşattığını belirtir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Rahîm, Allah'ın rahmetinin kullarına ulaşmasını ve onlara sürekli olarak lütufta bulunmasını ifade eden bir sıfattır. Ayetteki 'Ğafûr' ile birlikte zikredilmesi, Allah'ın affının merhametinden kaynaklandığını ve O'nun kullarına olan şefkatinin bir göstergesi olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Rahîm, Kur'an'da Allah'ın en temel niteliklerinden biri olarak geçer ve O'nun yaratılmışlara karşı olan şefkatini ve iyiliğini ifade eder. Bu ayette, tevbe ve istiğfar çağrısının ardından 'Rahîm' isminin gelmesi, Allah'ın bu eylemleri merhametiyle karşılayacağını ve kullarına lütfedeceğini gösterir.
Mâide Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(74) (Efelâ yetubune ilellahi ve yestağfiruneHU, vAllahu Ğafurun Rahîm;)
“Hâlâ Allah'a tevbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”