İçeriğe atla
Rahmân 41Cüz 27 · Sayfa 532

Rahmân Sûresi 41. Âyet

الرحمن

Sohbete sor

Yu'rafu-lmucrimûne bisîmâhum feyu/ḣażu bi-nnevâsî vel-akdâm(i)

Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

Er-Rahmân

Terzibaba - Necdet Ardıç

وَأَصِي وَالْأَقْدَامِعخُذْ بِالذْفِيْو

yuğrafü’l mücrimune bisiymahüm feyu’hazü binnevasıy vel akdami Yuğraful mücrimüne bisîmahüm fe yü’hazu binnevasî vel ckdam.

sima/çehreleri, eserleri ile mücrimler tarif olunur/tanınır bu halde nevasi/alnları ve akam/ayakları ile ehaze/yakalanır, tutulur Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur.” Yaşandığı sürece yapılan fiillerin tatbiki insanın iç ve dış dünyasında yansımaları olacaktır. Said, said olarak; şaki, şaki olarak sürdürdüğü hayat akışının sonunda bu fiillerinin muhasebesi yapılacaktır.

Ahirette mahşer günü, dünyada yapılan fiiller birer siluet ve varlıklar olarak karşımıza çıkacak, ayrıca kendi varlıklarımızın da görüntüsü değişecektir. Bilhassa yüz hatlarımız fiillerimiz istikametinde, o karakterde görünecektir. İşte bu belirgin görüntülerden, günahkarlar yüzlerinden hemen tanınacaktır.

İnsan iki yönünden hareket alır.

Biri başından, aklından yani üst tarafından;

diğeri ise ayaklarından, duygularından yani alt tarafındandır.

Bazı insanların aklı, duygularına hakim, yani üst mertebesi alt mertebelerine hakimdir. Bunların akibetleri “said”liktir.

Diğeri ise alt tarafı beşeriyeti, nefs-i emmaresi ve gafletinden dolayı, duyguları aklına hakimdir. Bunların akibetleri ise “şaki”liktir.

İşte bunlar alınlarından ve ayaklarından tutulurlar. Çünkü onları suça iten bu iki azalarıdır (ayakları ve şuursuz başları) Elmalı’lı Hamdi Yazır bu ayet hakkında özetle şöyle diyor “Suçlular yüzleriyle tanınırlar da bu sebeple perçemleriyle ayaklarından tutulurlar. Daha Türkçesi yaka paça yakalanırlar.”

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)