Bedî'u-ssemâvâti vel-ard(i)(s) ennâ yekûnu lehu veledun velem tekun lehu sâhibe(tun)(s) veḣaleka kulle şey-/(in)(s) vehuve bikulli şey-in ‘alîm(un)
O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O'nun bir eşi olmadığı halde, nasıl bir çocuğu olabilir? Halbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
En'âm Sûresi
“Bedî’u-ssemâvâti vel-ard(i) ennâ yekûnu lehu veledun velem tekun lehu sâhibe(tun) vehaleka kulle şey-/(in) vehuve bikulli şey-in ‘alîm(un)” Gökleri ve yeri benzersiz şekilde halk edendir. Nasıl çocuğu olsun? O’nun bir hanımı olmadı ki! Her şeyi halk etti ve O, her şeyi bilendir. (6/101)
Kendisini irfaniyyet yolunda olduğunu söyleyen kimse, gerçek ma’nâ da tevhid ve irfan ehli ise hakikat ve marifet mertebesi itibari ile “yaratma” kelimesini kullanamaz kullanıyor ise bu onun o mertebede olmadığının açık ispatıdır. Ancak o mertebe sahibibinin karşısına şeriat ve tarikat mertebesinden birisi gelirse, onun anlayışı itibari ile bu kelimeyi konuşmasında bir sakıncası yoktur, karşındakini herhangi bir idraki hale sokmaması için bu kelimeyi geçici olarak kullanır, daha sonra gene kanaatı aynıdır. Yani yaratma yoktur zuhur ve tecelli vardır. T.B.
Onun için bu ve diğer ayet mealleri yaratma şeklinde verilmemiştir.
O’nun hanımının olmaması eşi ve benzeri olmayan tek olmasıdır.