İçeriğe atla
En'âm 164Cüz 8 · Sayfa 150

En'âm Sûresi 164. Âyet

الأنعام

Sohbete sor

Kul eġayra(A)llâhi ebġî rabben vehuve rabbu kulli şey-/(in)(c) velâ teksibu kullu nefsin illâ ‘aleyhâ(c) velâ teziru vâziratun vizra uḣrâ(c) śümme ilâ rabbikum merci'ukum feyunebbi-ukum bimâ kuntum fîhi taḣtelifûn(e)

De ki: "Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir.

En'âm Sûresi

“Kul eġayra(A)llâhi ebġî rabben vehuve rabbu kulli şey-/(in) velâ teksibu kullu nefsin illâ ‘aleyhâ velâ teziru vâziratun vizra uhrâ sümme ilâ rabbikum merci’ukum feyunebbi-ukum bimâ kuntum fîhi taḣtelifûn(e)” De ki: “Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir. (6/164)


Mesnevi-i Şerif ile yolumuza devam edelim.

1782. Hiçbir günahkâr hir başkasının günâhını kaldırmadı; ben günahkâr değilim, Hudâ beni âlî etti." Bu beyt-i şerîf evlâdının fevtine ağlamayan şeyh-i kâmilin lisânındandır. (En’âm, 6/164) ya’nî “Hiçbir günahkâr, başkasının günâhını yüklenmez” âyet-i kerîmesinin ma’nâ-yı münîfıdir.

1783. Ey delikanlı, o ki günahsızdır şeyhdir, Hakk'ın kabulünde elde yay gibidir.

“Günahsız’’dan murâd, vücûd-ı mevhûmunun kaydından kurtulmuş olan zât-ı muhteremdir. Zîrâ meşâyih-i kirâm hazerâtı ya’nî “Senin varlığın, başka günahlara kıyâs olunmayan bir günahtır” buyurmuşlardır. Zîrâ o emr-i İlâhîye muhâlefetten ibâret olan bilcümle günahların menşei ve kökü, insanın mevhûm olan varlığıdır. İnsân-ı kâmil ise, bu mevhûm olan varlıktan kurtulmuş ve vücûd-i Hak ile kâim olmuştur. Binâenaleyh onun vücûd-ı izâfisi, ok atan kimsenin elindeki yaya benzer. Hakk’ın kabûlünde yed-i kudret-i İlâhîde yay gibidir ki, kazâ-yı ilâhî oku, onların yay mesâbesinde olan vücûdundan çıkar.[117]


وَهُوَ الَّذِي جَعَلَكُمْ خَلاَئِفَ الأَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِّيَبْلُوَكُمْ فِي مَا آتَاكُمْ إِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ الْعِقَابِ وَإِنَّهُ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ {الأنعام/165}

“Vehuve-lleżî ce’alekum halâ-ife-l-ardi verafe’a ba’dakum fevka ba’din deracâtin liyebluvekum fî mâ âtâkum inne rabbeke serî’u-l’ikâbi ve-innehu leġafûrun rahîm(un)”

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)