İçeriğe atla
Mümtehine 3Cüz 28 · Sayfa 549

Mümtehine Sûresi 3. Âyet

الممتحنة

Sohbete sor

Len tenfe'akum erhâmukum velâ evlâdukum(c) yevme-lkiyâmeti yefsilu beynekum(c) va(A)llâhu bimâ ta'melûne basîr(un)

Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Câsiye Sûresi

16) Divan (3)

19) Sûre-i Feth ve Fethin Hakîkatleri

Mümtehine Sûresi

Üzerinde yaşadığımız dünyanın kıyameti büyük kıyamet, bizim neslimizin kıyameti orta kıyamet ve kişinin kıyameti küçük kıyamet (ölümü tadıştır). Yakınları varlığında bulunan sıfat-ı ilahiyye ve esma-i ilahiyye dir. Kişinin vefatı ile 7. günde sıfât-ı ilahiyye aslı olan Hakk’a döner. 40 ve 52. Günler ile 7+40+52= 99 dur. 99 esmâ-i ilahiyye ise aslı olan Rububiyet mertebesine döner.

Kim yaşantısında bunları Hakk’a ve Rububiyet mertebesine ait olduğunu idrak edememişse artık kendisine bir faydası yoktur.

Eğer bu dünya hayatında hayalde yaşamış ise nefsi cüz üretkenlikleri olan kız evlatlar ve ameli gayri salih olan aklı cüz evlatlarının fikirleri hakikat ile arayı ayırır.

Taki bir irfan ehli bulmuş ve ikinci doğumunu gerçekleştirmiş ve veled-i kalb (gönül evladını) büyütüp bir gönül olmuş ise hakikat ile arası ayrılmaz. (M.D.) Bu "ayırma" işlemi, sadece fiziksel bir ayrılık değil, "hakikatlerin tefrik edilmesi"dir. Dünyada, her şey birbirine karışmış (ihtiât) haldedir; hayır-şer, hak-bâtıl, hakikat-enaniyet iç içedir. Kıyamet günü, ilâhî adalet ve hikmetle, her şey kendi hakikatine göre ayrılır (tefrik). Daha da önemlisi, bu ayırma, "Vahdet" (Birlik) içindeki "farklar"ın (kesret) ortaya çıkmasıdır. Herkes, ilâhî isimlerden kendinde tecelli eden ve kendisinin nasıl "kesb" ettiği (sahiplendiği) hakikatin suretine bürünür. Nefs-i emmâre ile nefs-i kâmile, birbirinden ebediyen ayrılır. Bu, "Furkân" (hak ile batılı ayıran) sıfatının nihai tecellisidir.[11]