İçeriğe atla
Kalem 28Cüz 29 · Sayfa 565

Kalem Sûresi 28. Âyet

القلم

Sohbete sor

Kâle evsetuhum elem ekul lekum levlâ tusebbihûn(e)

Onların en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size 'Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?" dedi.

Kalem Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

~~68.28~
قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

Kuranı Kerim Türkçe okunuş:
68.28 - Gâle evsetuhum elem egul lekum levlâ tusebbihûn.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
68.28 - Ortancaları (en mu'tedilleri) demedim mi size: tesbîh etseydiniz


evsatları dedi. Burada evsat “ortanca” demek değildir. Üç veya beş kişiden ibaret imişler de bir en ortancaları varmış şeklinde anlamamalıdır. İbn Cerir'in İbn Abbas, Mücahid, Katade ve Dahhak'ten rivayet ederek açıkça belirttiği şekilde Bakara Suresi'nde وَكَذلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا “Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık.” (Bakara, 2/143) ayetinde vasat, adaletli manasına olduğu gibi burada da onun üstünlük ismi olarak en doğru, en haktanır, en hayırlı, başka bir tabirle “en ölçülü” davranan demektir. (et-Taberi, a.g.e., XXIX, 22.) Bundan dolayı bir toplum içinde baştan kıymeti bilinmemiş, söylediği dinlenmemiş bir şahsın kıymetini gösterir. Demek ki mesele, toplumu yok sayan aşırı bireycilerin, zorbaların, bencillerin zannettiği gibi ne sadece yalnız kalmada; ne de bireye hiç değer vermek istemeyen aşırı toplumcuların zannettikleri gibi yalnız toplumdadır. İkisi arası bir ılımlılık noktasındadır. Ruh ile beden gibi bireyin ortaya çıkışı toplumda, toplumun ayakta durması bireyde, başta ve sonda ikisinin en uygun durumu, kıvamı haktadır. Onun için bireyler hakkın birliğine dayanarak bir sözleşme yapmadan toplum meydana getiremediler, aynı zamanda sözleşme ve hareketlerinde doğruluk ve adaletin hakkını gözetmedikleri için de başarılı olamadılar.
İşte içlerinde bunu bilen bir fert dedi ki: اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلاَ تُسَبِّحُونَ

Demedim mi size? Tesbih etseydiniz ya! Yüce Allah'ın kusursuzluğunu tanısanız, onun eksiklikten uzak bir Allah olduğunu, egemenliğini kimseye vermeyeceğini; alçaklığı, haksızlığı, zorbalığı sevmediğini bilseniz, hakkı gözetseniz, istisna yapsanız da zorbalığa sapmasanız. Bu, “vaktiyle beni niye dinlemediniz?” diye benlik sevdasıyla yapılan sadece bir sitem değil, bu kez düştükleri ümitsizlikten kurtarmak ve ümitsizlikle Allah'a zulüm yakıştırmak gibi, ona karşı daha büyük bir küfür ve günaha düşmekten sakındırmak için sitem tarzında, edilen hatayı hatırlatarak tevbe etmeye ve uyanmaya bir çağrıdır. Bu sebeple uyandılar. Önce dinlemedikleri öğüdü bu kez gördükleri felaket içinde dinlediler de,

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)