İçeriğe atla
A'râf 128Cüz 9 · Sayfa 165

A'râf Sûresi 128. Âyet

الأعراف

Sohbete sor

Kâle mûsâ likavmihi-ste'înû bi(A)llâhi vasbirû(s) inne-l-arda li(A)llâhi yûriśuhâ men yeşâu min ‘ibâdih(i)(s) vel'âkibetu lilmuttekîn(e)

Musa, kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır" dedi.

A’râf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(128) (Kâle mûsâ li kavmihisteînû billâhi

vasbirû, innel arda lillâhi yûrisuhâ men yeşâu min ibâdihî, vel âkıbetu lil muttekîn.)

“Mûsâ, kavmine dedi ki: "Allah'ın yardımını ve lütfunu isteyin ve sabır gösterin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Sonunda kurtuluş müttakilerindir." Bizim beden arzımız Fir’avunun şirretli hâli içerisinde yaşarsa oranın hâkimi Fir’avun olur, fakat Mûsâ Fir’avunu alt ettiğinde oranın hâkimi Mûsâ olur, işte bu arza Mûsâ vâris olmuş olur. Muhammedîyyül seyirde Mûsevîyyet mertebesinde Mûsâ sahibi olunmuş olur kişi bu şekilde daha sonra Îsâ sahibi daha sonra Muhammed (s.a.v)’in hakîkati sahip olacak ki bu yol sonucu Mısır’dan çıkıp Kûdüs-ü Şerîf’e oradan da Mekke-i Mükerremeye ulaşılsın ve seyir tamamlansın.

Yeryüzünden kasıt esmâ-i ilâhîyyedir, yâni Cenâb-ı Hakk bedenlerimizden hangi esmâyı isterse onu zuhura getirir, çünkü esmâ-i ilâhîyye onun mânâ kullarıdır.

Sonunda kurtuluş ittika edenlerindir yâni kimler ittika etmişlerse onlar sona erer mânâsınadır, onun dışındakiler iyi akıbete uğrayamazlar. Her mertebeden yapılan ittika o mertebe kişiyi nereye götürüyorsa oraya ulaştırır.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)