İçeriğe atla
A'râf 53Cüz 8 · Sayfa 157

A'râf Sûresi 53. Âyet

الأعراف

Sohbete sor

Hel yenzurûne illâ te/vîleh(u)(c) yevme ye/tî te/vîluhu yekûlu-lleżîne nesûhu min kablu kad câet rusulu rabbinâ bilhakki fehel lenâ min şufe'âe feyeşfe'û lenâ ev nuraddu fena'mele ġayra-lleżî kunnâ na'mel(u)(c) kad ḣasirû enfusehum vedalle ‘anhum mâ kânû yefterûn(e)

Onlar ise ancak, ("Görelim bakalım!" diyerek) Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: "Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?" Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlah diye) uydurdukları (putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır.

A’râf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(53) Hel yanzurûne illâ te'vîlehu, yevme ye'tî te'vîluhu yekûlullezîne nesûhu min kablu kad câet rusulu rabbinâ bilhakkı, fe hel lenâ min şufeâe fe yeşfeû lenâ ev nureddu fe na'mele gayrellezî kunnâ na'mel, kad hâsirû enfusehum ve dalle anhum mâ kânû yefterûn.)

“İlle onun te'vilini mi gözetiyorlar? Onun te'vili geldiği (verdiği haberler ortaya çıktığı) gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: "Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmiş. Şimdi bizim şefaâtçilerimiz var mı ki bize şefaât etsinler, yâhut tekrar geri döndürülmemiz mümkün mü ki eski yaptıklarımızdan başkasını yapalım?" Onlar, kendilerini zarara soktular ve uydurdukları şeyler kendilerinden saptı, kaybolup gitti.” Te’vil bir şeyin aslına, özüne, orjinine ulaşmak demektir. Te’vil kelimeside evvel’den gelmektedir. İnsânoğlu baktığı şeyi idrâk etsede etmesede onun özünde kaynağı vardır, bütün bu âlemin yaşantısındaki her türlü şeyde Kûr’ân-ı Kerîm’de belirtilen hakîkatler mevcûttur. İşte önemli olan şey bu te’vile ulaşmaktır. Kûr’ân-ı Kerîm’in meâli kelime karşılığı olan çevirisidir, tefsiri anlatılan hâdiselerin zâhiri olarak ifâde edilmesi, te’vili ise Âyetlerin hakîkatlerine dönüşmesidir. Cenâb-ı Hakk zât mertebesinden bunu ne şekilde belirtmişse oraya ulaştırmasıdır.

Te’vilinin gelmesi kıyamet hakkında anlatılmaktadır. Fakat şu an dahi bütün hakîkatler yaşanmaktadır fakat

Biz’ler dünyalık şartlanmalar içerisinde ve aklı cüz’imizin anlayabildiği şartlar altından bunların farkında olmuyoruz ve yaşantımızı günlük hâdiseler gibi görüyoruz.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)