Femen şâe żekerah(u)
Artık kim dilerse ondan öğüt alır.
Dileyen onu düşünür.
Müddessir Suresi 55. ayet, irade ve öğüt alma arasındaki ilişkiyi vurgular. Ayet, 'dileyen' ve 'öğüt alan' kavramları üzerinden, Kur'an'ın mesajının kabul edilmesinin bireysel bir tercih olduğunu ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'men' edatının genellikle akıl sahibi varlıklar için kullanıldığını ve burada 'her kim' anlamında genelleme ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, öğüt almanın belirli bir kişiye değil, irade sahibi herkese açık olduğunu gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'men'in şart edatı olarak kullanıldığında, fiilin gerçekleşmesinin bu şarta bağlı olduğunu ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'femen şâe' ifadesi, öğüt almanın (zekerehu) kişinin dilemesine (şâe) bağlı olduğunu vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'şâe' fiilinin 'irade etmek' ve 'istemek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'femen şâe' ifadesi, Kur'an'dan öğüt almanın zorunlu değil, kişinin kendi isteğine bağlı bir eylem olduğunu gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'şâe' fiilinin Kur'an'da genellikle Allah'ın veya kulların iradesini ifade etmek için kullanıldığını açıklar. Bu ayette ise kulun, yani insanın öğüt alma konusundaki özgür iradesini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'meşîet' (dileme) kavramının Kur'an'da hem ilahi irade hem de insan iradesi bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'şâe' fiili, insanın öğüt alma konusunda kendi iradesini kullanma yeteneğini ve sorumluluğunu ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'zikr' kelimesinin hem 'hatırlamak' hem de 'öğüt almak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'zekerehu' ifadesi, Kur'an'ın bir öğüt ve hatırlatma olduğunu ve ondan faydalanmanın kişinin iradesine bağlı olduğunu vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'zikr'in bazen 'kalple hatırlama', bazen 'dille anma' ve bazen de 'öğüt ve ibret alma' manalarına geldiğini açıklar. Bu ayetteki bağlamda, 'zekerehu' Kur'an'ın mesajını idrak edip ondan öğüt almayı ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'zikr' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve 'öğüt, hatırlatma, şeref, anma' gibi manaları içerdiğini belirtir. Bu ayette 'zekerehu', Kur'an'ın bir öğüt olarak kabul edilip ondan istifade edilmesi anlamındadır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.