İçeriğe atla
Kıyâme 33Cüz 29 · Sayfa 578

Kıyâme Sûresi 33. Âyet

القيامة

Sohbete sor

Śumme żehebe ilâ ehlihi yetemettâ

Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.

Kıyâmet Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Sonra da çalım sata sata ailesine gitti.” (75/33)


Sonra gitti, nereye gitti ehline-ailesine doğru gitti, nasıl gitti, çalım sata, sata gitti.

Bizler aslında Hakk olan Allah (c.c.) ehli yani halkıyız. Nasıl ki efendimiz Hazreti Ali, Hazreti Fatıma, Hazreti Hasan ve Hasan Hüseyin abasının (pencü ali aba) altına alarak ehli-beytim diyerek taltif etmişlerdir. Bizlerde onun evlatları olduğumuzdan dolayı onun da ehli beyti olmaktayız…

Çalım satmak; gösteriş yapmak, büyüklük taslamak…

"Çalım satmayı bırak da işini düzgün yap."
"Evinde yiyecek ekmeği yok, çalım satmaya çalışıyor."
"Bilmediğimiz insan değilsin, bize çalım satmaya çalışma."[192]

Üstünde olmayan hâli kendinde varmış gibi büyüklük taslamak…

Mesnevî-i Şerifte anlatılan hikâyelerinden biri evinde yiyecek ekmeği dahi olmadığı halde elinde bir miktar kuyruk yağı ile bıyıklarını her gün yağlayarak yanına gittiği kişilere şöyle yağlı yedim, böyle yağlı yedim, diye anlatan bir adam ile alakalıdır.

Hazreti Mevlânâ bu kişinin midesini, karnını konuşturarak Allah seni bildiği gibi yapsın! Yalancının önde gideni bu böbürlenme, büyüklenme caka satma nedir? Diye konuşturmaktadır.

Bir gün eve giren kedinin biri bu kuyruk yağının kapıp kaçar ve yalancının yalanı ortaya çıkar… İşte bu kötü olan büyüklenme caka satmaktır.

Nakşibendi hazretleri yolda geldiği durum ile yolunun halinden tefekküre kapalı tasdikçi olmasından dolayı, Abdülkadir Geylani hazretlerine bir şiir yazmış ve bu şiiri kabri başında okumuştur. Abdülkadir Geylani hazretleri ruhaniyyet kendisine temessül etmiş ve bunu gönlüne nakş et demiştir. İşte bundan sonra “Bekriyye” tarikati, “Nakşibendiye” diye anılmaya başlamıştır. Şahı Bahaeddin Nakşibend oluşan bu hâl ve heybet ile etrafında kimseye iltifat etmeden dolaşmaya başlayınca, ne kadar kibirli adam, büyüklenerek dolaşıyor diye hakkında konuşulmaya başlamıştır. O da bu kibir değil, Kibriyadır. Yani Allah (c.c) büyüklüğünün tezahürüdür, demiştir. Bu da Hakk’ın varlığının orada tezahür etmesi ile övülen bir caka satmadır…

İşte övülmeyen cakayı satan büyüklenen, ehli olduğu Esmâ-i İlahiyye “Mütekebbir” esmâsının yanına gider. Aziz, Cabbar, mütekebbir şeytânın esmâlarındandır. Yani rabbi olan İblisin yanına caka sata sata, büyüklenerek, böbürlenerek gider.


أَوْلَى لَكَ فَأَوْلَى {القيامة/34}

(Evlâ leke fe evlâ.)