Ev emera bi-ttakvâ
(11-12) Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidayet üzere ise; ya da takvayı (Allah'a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa?
Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?
Alak Suresi'nin 12. ayeti, 'takva' kavramının emredilmesi üzerinden doğru yolu ve Allah'a karşı gelmekten sakınmayı vurgular. Ayet, 'emr' fiili ile 'takva'nın buyrulmasını birleştirerek, imanın ve salih amelin temelini oluşturan bu ahlaki ilkenin önemini ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'emr' kelimesinin hem fiil olarak bir şeyi talep etme, hem de isim olarak iş, durum anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'emere' fiili, Allah'ın veya doğru yolda olan bir kulun 'takva'yı buyurması, yani insanlara sakınmayı telkin etmesi ve onu bir görev olarak bildirmesi anlamındadır. Bu, sadece bir tavsiye değil, bağlayıcı bir talep ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'emr' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını, burada ise 'buyurmak, talep etmek' anlamında olduğunu ifade eder. Ayetteki 'emere bi't-takvâ' ifadesi, 'takvayı emretti' veya 'takvayı tavsiye etti' şeklinde anlaşılır ve bu, doğru yolu gösteren birinin temel vasfıdır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'emr' kavramının Kur'an'da Allah'ın iradesinin ve yaratıcı gücünün bir tezahürü olarak da kullanıldığını belirtir. Ancak bu ayetteki 'emere' fiili, daha çok ahlaki bir buyruk, bir yönlendirme anlamındadır. Doğru yolda olan bir kulun, insanları 'takva'ya çağırması, bu ahlaki emri tebliğ etmesi olarak yorumlanır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'takva' kelimesinin kök anlamının 'korumak, sakınmak' olduğunu ve şer'î anlamda ise nefsi günahlardan korumak, Allah'ın azabından sakınmak olduğunu belirtir. Ayetteki 'bi't-takvâ' ifadesi, emredilen şeyin bizzat 'takva' olduğunu, yani Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmenin buyrulduğunu gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'takva'yı 'Allah'tan korkmak ve O'nun azabından sakınmak' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, doğru yolda olan bir kulun insanlara öğütlediği ve emrettiği şeyin, Allah'ın rızasını kazanmak için günahlardan uzak durmak ve ibadetlere sarılmak olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'takva'nın Kur'an'daki merkezi kavramlardan biri olduğunu ve 'Allah korkusu'ndan daha geniş bir anlam taşıdığını belirtir. Ona göre 'takva', Allah'a karşı duyulan derin saygı, sorumluluk bilinci ve O'nun emirlerine titizlikle uyma halidir. Ayetteki 'takvayı emretmek', bu kapsamlı ahlaki ve dini duruşu insanlara telkin etmek anlamına gelir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'takva'nın Kur'an'da genellikle 'Allah'ın azabından korunma, günahlardan sakınma' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette 'takvayı emretmek', insanları Allah'ın hoşnutluğunu kazanmaya ve O'nun gazabından uzak durmaya çağırmak, bu bilinci yaymak demektir.
Namaz Sûreleri (Cilt 1)
Terzibaba - Necdet Ardıç
~~96.12~
اَوْ اَمَرَ بِالتَّقْوٰى~ ~ ~
(96/12) - Ev emera bittakvâ.
(96/12) - Yâhud takva ile emrederse fenâ mı?
Veyahut takva ile emreden birileri vardı onları görmedin mi?