İçeriğe atla

el-Bâtın

el-Bâtın (Batın) (Gizli, künhü idrak edilemeyen). Üç kaynak Bâtın'ı bir bütün hâlinde verir. Mesnevî onu hem Hakk'ın gizli yüzüne (akl-ı küllün mazharı, kâmilin Zât'ı toplayan içi), hem insanın içindeki nefse (bâtın arslanı) ve açılması gereken iç göze bağlar. Füsûs, Bâtın'ı her zaman Zâhir ile çift olarak

el-Bâtın — Duyularla İdrak Edilemeyen, Her Şeyi Kuşatan

Mânâ. el-Bâtın, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "varlığını kanıtlayan sayısız delil olmasına rağmen, duyularla idrak edilemeyen, mahiyeti akıl ve hayal sınırlarına sığmayan" demektir. Kelâm âlimleri bu ismi, "gözle algılanamayan, zâtı itibarıyla gizli olan" şeklinde tanımlar. Bu temel mânânın yanı sıra âlimler, el-Bâtın ismine farklı yorumlar getirmişlerdir: her şeyin gizlisini ve iç yüzünü bilen; açık ve gizli bütün nimetleri bolca veren; her şeyin üstünde (Zâhir) olduğu gibi, her şeye her şeyden daha yakın olan (Kāf 50/16).

Etimoloji. İsim, Arapça ب-ط-ن (b-t-n) kökünden gelen ve "gizli olmak, bir şeyin iç yüzüne vâkıf olmak" anlamındaki batn ve butûn mastarlarına dayanır. Bu kök, bir şeyin dış ve görünen yüzünü ifade eden ve zıttı olan zuhûr kavramıyla birlikte kullanılır.

Kur'an-ı Kerîm'de el-Bâtın. "Bâtın" ismi, Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a nispet edilerek sadece bir yerde, Zâhir, Evvel ve Âhir isimleriyle birlikte geçer:

#Sure / AyetBağlam
1Hadîd 57/3"el-Evvelü ve'l-âhiru ve'z-zâhiru ve'l-bâtın" — Evvel, Âhir ve Zâhir isimleriyle birlikte

Ayrıca isim, Tirmizî ve İbn Mâce tarafından rivayet edilen esmâ-i hüsnâ listelerinde de yer almaktadır.

Anlamca yakın isimler. Evvel, Âhir, Zâhir.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. el-Bâtın ismi, Allah'ın zâtının yaratılmışlarınkine benzemediğini en açık şekilde ortaya koyan isimlerdendir. İmam Mâtürîdî'nin belirttiği gibi, yaratılmış bir varlık aynı anda hem zâhir (görünen) hem de bâtın (gizli) olamaz. Allah'ın kendisini bu zıt kavramlarla birlikte nitelemesi, O'nun zaman ve mekândan münezzeh olduğunu ve birliğini (vahdaniyet) ifade eder. Hz. Peygamber'in duası, bu ismin en doğru yorumunu sunar: "Sen Bâtın'sın, senden öte (dûnunda) hiçbir şey yoktur." Bu, Allah'ın her şeyi ilmiyle ve kudretiyle kuşattığı, O'ndan gizli hiçbir şeyin olmadığı anlamına gelir. Bu ismi idrak eden mü'min, Allah'ın zâtını duyularıyla kavrayamasa da varlığının delillerini kâinatın her zerresinde görür. Görünen (zâhir) âlemin, görünmeyen (bâtın) bir yaratıcısı olduğunu anlar. Bu idrak, kişiyi hem Allah'ın aşkınlığı (transcendence) karşısında bir huşûya, hem de "şah damarından yakın" (immanence) olduğu bilinciyle bir ünsiyete sevk eder.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Bâtın" maddesi

Bilgiler

tr
Gizli, künhü idrak edilemeyen
esma
true
arabic
domain
tasavvuf
esmaNo
76
Bilgi Haritasinda Gor