el-Kâbız
el-Kâbız (Kabız) (Daraltan). Üç kaynak Kâbız'ı bir bütün hâlinde verir ve neredeyse hiç Bâsıt'tan ayırmaz. Mesnevî, Kâbız'ı her şeyi kudret eliyle kavrayan isim olarak koyar; gam ondan, neşe Bâsıt'tandır, ve kul bu iki tepe arasında durmadan sallanır; varlıkların ezelî asılları bile Kâbız dalgasında birer d
el-Kâbız — Rızkı Daraltan, Ruhları Alan
Mânâ. el-Kâbız, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "rızkı daraltan, canlıların ruhunu alarak hayatlarına son veren" demektir. Kelime, daha geniş bir çerçevede Allah'ın her türlü nimeti hikmetiyle sınırlandırmasını, varlıklar üzerindeki mutlak tasarrufunu ve her şeyi kudretiyle tutmasını ifade eder. Âlimler, bu ismin tecellilerini farklı bağlamlarda yorumlamıştır. Mâtürîdî, Kâbız ismini "insanların taşkınlığını önlemek için rızkı daraltan", "güneşin doğuşuyla karanlığı geri çeken" ve "kuşları havada tutan" gibi anlamlarla açıklamıştır. Râgıb el-İsfahânî ise Allah'ın "bazen vermemesi (kabz), bazen vermesi (bast); öldürmesi (kabz) ve diriltmesi (bast)" fiillerine işaret ettiğini belirtir. Bazı yorumlarda ise "sadakaları kabul edip mükâfatını veren" veya "sadakaları (zenginlerden) alıp fakirlere dağıtan" gibi mânalara da yer verilmiştir.
Etimoloji. İsim, Arapça ق-ب-ض (k-b-d) kökünden gelen kabz mastarına dayanır. Sözlükte "almak, tutmak, avucunda tutmak, sahip olmak; daraltmak" gibi anlamlara gelir.
Kur'an-ı Kerîm'de el-Kâbız. "Kâbız" ismi bu sıfat kalıbıyla Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a doğrudan nispet edilmez. Ancak ismin kökü olan "kabz" kavramı, fiil veya isim olarak Allah'a izafe edilerek dokuz yerde geçer. Bu kullanımlardan birinde, Allah'ın rızkı "daralttığı (yakbıdu) ve genişlettiği (yebsutu)" (el-Bakara 2/245) belirtilir. Diğer ayetlerde ise Allah'ın, yarattığı gölgeyi yavaş yavaş kendine doğru "çekip aldığı" (el-Furkān 25/46) ve kıyamet gününde bütün yeryüzünün O'nun "kabzasında" (mutlak hâkimiyet ve tasarrufunda) olacağı (ez-Zümer 39/67) ifade edilir. Bu ayetler, Kâbız isminin temel anlamları olan daraltma, kudret elinde tutma ve mutlak tasarruf gibi manaların Kur'an'daki temellerini oluşturur.
Anlamca yakın isimler. Bâsıt, Hâfıd, Dâr, Rezzâk, Latîf. el-Kâbız, genellikle zıt anlamlısı olan el-Bâsıt (genişleten, bollaştıran) ismiyle birlikte kullanılır. Âlimler, bu iki ismin birbirini dengeleyip tamamladığını ve birlikte zikredilmesinin önemini vurgularlar.
İtikadî çerçeve ve kula yansıması. el-Kâbız ismi, kâinattaki her türlü daralma, sıkıntı, kısıtlanma ve hatta ölümün Allah'ın irade ve hikmeti dâhilinde gerçekleştiğini öğretir. Bu ismin tecellisi, daima zıddı olan el-Bâsıt (genişleten) isminin tecellisiyle birlikte düşünülmelidir. Hayattaki darlık ve genişlik, zorluk ve kolaylık, hüzün ve sevinç hep bu iki ismin yansımalarıdır. Hz. Peygamber'in, fiyatların aşırı yükselmesi üzerine fiyatları sabitlemesini isteyen sahâbîlere, "Fiyatları belirleyen, rızkı daraltan (kābız) ve genişleten (bâsıt) Allah'tır. Ben, can ve mal güvenliği konusunda hiç kimsenin şahsımdan davacı olmayacağı bir konumda rabbime kavuşmayı arzu ediyorum" (Ebû Dâvûd, "Büyûʿ", 49) şeklinde cevap vermesi, mü'minin ekonomik olaylar karşısındaki tevekkülünü ve ilâhî takdire teslimiyetini şekillendirir. Bu hadis, dünyevi işlerde adaletten ayrılmamanın ve Allah'ın tasarruf alanına müdahale etmekten kaçınmanın önemini vurgular. Bu ismi idrak eden kul, elindeki imkânların azlığında ümitsizliğe kapılmaz, bolluğunda ise şımarmaz; her iki durumun da bir imtihan olduğunu bilir. Tasavvufta ise "kabz", kulun mânevî bir sıkıntı ve iç daralması yaşadığı hâli, "bast" ise mânevî bir ferahlık ve genişlik hâlini ifade eder. Bu iki hâl, sâlikin mânevî yolculuğunda tecrübe ettiği korku (havf) ve ümit (recâ) makamlarına benzetilir ve manevi olgunlaşmanın bir parçası olarak görülür.
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Kâbız" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.
Bilgiler
- tr
- Daraltan
- esma
- true
- arabic
- domain
- tasavvuf
- esmaNo
- 20