İçeriğe atla

el-Melik

el-Melik (Mülkün sahibi). Üç kaynak Melik'i bir bütün hâlinde verir. Mesnevî onu "kâdir, mutasarrıf, sâhib" diye tanımlar; gerçek pâdişâh yalnız Hak'tır, kulun vücudu O'na nispetle hiçtir, beşerî melikler ise bu saltanatın gölgeleridir. Füsûs, melik-i hakîkîyi isimler hazinesini insân-ı kâmil mührüy

el-Melik — Mülkün Mutlak ve Ezelî Sahibi

Mânâ. el-Melik, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "görünen ve görünmeyen âlemlerin sahibi" demektir. Kelâm ve tefsir âlimleri bu ismi, "görünen ve görünmeyen âlemlere, dünya ve âhiret hayatındaki her şeye gerçek anlamda ve hiçbir şartla sınırlı olmaksızın hâkim ve kādir olup dilediği gibi tasarrufta bulunan" şeklinde tanımlar. Râgıb el-İsfahânî, melik isminde özellikle akıl sahibi varlıklara emir ve yasaklarla hükmetme mânasının bulunduğuna, bu nedenle "insanların meliki" denebilirken "nesnelerin meliki" gibi bir ifadenin kullanılmadığına dikkat çeker.

Etimoloji. İsim, Arapça م-ل-ك (m-l-k) kökünden gelen ve sözlükte "mâlik ve sahip olmak, elinin altında bulundurup tek başına tasarruf etmek" anlamındaki mülk (melk, milk) mastarına dayanır. Kur'an'da Allah'a nispet edilen mülk, melekût, melîk ve mâlik kelimeleri de aynı kökten türemiştir.

Mâlik ve Melik Nüansı. Kur'an tefsirinde "mâlik" ve "melik" kelimeleri arasındaki anlam farkı üzerinde durulmuştur. Fâtiha sûresinin 4. âyeti, mütevâtir kıraatlerde hem "mâliki yevmi'd-dîn" hem de "meliki yevmi'd-dîn" şeklinde okunur. Müfessir Taberî, "melik" kıraatinin "mâlik"ten daha kapsamlı olduğunu belirterek bu okuyuşu tercih etmiştir. Genel olarak "mâlikü'l-mülk" (Âl-i İmrân 3/26) terkibi daha çok Allah'ın dünya hayatındaki hükümranlığını, "mâliki yevmi'd-dîn" (Fâtiha 1/4) ise âhiret hayatındaki mutlak hükümranlığını ifade eder.

Kur'an-ı Kerîm'de el-Melik. "Melik" ismi, Kur'an'da Allah'a izâfe edilerek beş yerde geçmektedir:

#Sure / AyetBağlam
1Tâhâ 20/114el-Melikü'l-Hak — "Hak" ismiyle birlikte
2Mü'minûn 23/116el-Melikü'l-Hak — "Hak" ismiyle birlikte
3Haşr 59/23el-Kuddûs ismiyle birlikte
4Cum'a 62/1el-Kuddûs ismiyle birlikte
5Nâs 114/2Meliki'n-nâs — "Rab" ve "İlâh" isimleri arasında

Ayrıca, Fâtiha sûresinin 4. âyeti bir kıraat âlimleri tarafından "melik" şeklinde okunur. Allah'ın her şeyin sahibi ve hükümranı olduğunu ifade eden "mülk" kavramı ise kırk âyette O'na nispet edilir. Yine aynı kökten gelen ve "kudretli hükümdar" anlamındaki "melîk" ismi de Kamer sûresinde (54/55) Allah için kullanılmıştır.

Anlamca yakın isimler. Ganî, Kādir, Kahhâr, Kavî, Kayyûm, Mâlikü'l-mülk, Muktedir, Samed, Vâcid.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. İslâm inancına göre mutlak ve ezelî mülk (hükümranlık) yalnızca Allah'a aittir. İnsanlar için kullanılan "mâlik" olma durumu, Mâtürîdî'nin belirttiği gibi ancak kayıtlı ve geçicidir. "Mâliki yevmi'd-dîn" (din gününün sahibi) ifadesi, dünyadaki mülkiyetin bir gün sona ereceğini ve her şeyin gerçek sahibine döneceğini hatırlatır. Kuşeyrî'ye göre bu ismi idrak eden bir mümin, Allah'tan başka hiçbir varlığa boyun eğmez. Gazzâlî ise melik ismini, "her şeyin kendisine muhtaç olduğu" varlık olarak tanımlayarak O'na yönelmenin zorunluluğunu vurgular. Bu bilinç, mümini elindekilerin mülk değil, birer emanet olduğu ve asıl sahibinin Allah olduğu idrakine ulaştırır.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Melik" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.

Bilgiler

tr
Mülkün sahibi
esma
true
arabic
domain
tasavvuf
esmaNo
3
Bilgi Haritasinda Gor