İçeriğe atla

el-Mucîb

el-Mucîb (Mucib) (Duâlara cevap veren). Mucîb, duânın boşa gitmediğini, her çağrının bir karşılık bulduğunu öğreten isimdir. İcâbet bazen ânında, bazen âhirette, bazen istenenin daha hayırlısıyla gelir. Bu ismi semi (işiten) ve yakın olan ile birlikte düşünmek gerekir.

el-Mucîb — Duaları ve İstekleri Kabul Eden

Mânâ. el-Mucîb, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "dua ve dileklere olumlu cevap veren" demektir. Bu ismin tecellisi, hem sözle hem de fiille gerçekleşir. Râgıb el-İsfahânî'ye göre sözle icâbete Kur'an'daki "Allah'ın davetçisine icabet ediniz" (Ahkāf 46/31) ayeti, fiille icâbete ise Hz. Mûsâ ve Hz. Hârûn'a hitaben "İkinizin de talebi kabul edilmiştir" (Yûnus 10/89) buyrulması örnek teşkil eder. Ebû Abdullah el-Halîmî, ismin yaygın mânasını "talepte bulunanın, kimsenin karşılamaya güç yetiremeyeceği arzusunu yerine getiren" şeklinde açıklar.

Etimoloji. İsim, Arapça ج-و-ب (c-v-b) kökünden türemiştir. Bu kök, sözlükte "kesmek, birinin susmasını sağlamak" anlamlarına gelir. "İcâbet" kelimesinin asıl anlamı, "cevap vermek suretiyle konuşanın sözünü kesmek"tir. el-Mucîb, bu kökün "if'âl" kalıbından türeyen bir sıfattır.

İcâbet ve İsticâbet Nüansı. Her ne kadar "icâbet" ve "isticâbet" kavramları genellikle eş anlamlı kullanılsa da aralarında bir nüans bulunur. Ebü'l-Bekā'ya göre "isticâbet", bir talebe özellikle "olumlu cevap verme" anlamına gelirken; "icâbet" ise "mutlak olarak cevap vermek" demektir ve bu cevap olumsuz da olabilir.

Kur'an-ı Kerîm'de el-Mucîb. "Mücîb" ismi, Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a nispet edilerek tekil formda bir defa geçer. Bu kullanım, Hz. Sâlih'in kavmine, "Rabbim kullarına çok yakındır, duaları kabul edendir (karîbün mücîb)" (Hûd 11/61) şeklindeki hitabındadır. Ayrıca Sâffât sûresinin 75. ayetinde, "Doğrusu biz en güzel biçimde cevap verenleriz (fe le ni'me'l-mücîbûn)" ifadesiyle ismin çoğul formu kullanılır. Bunların dışında "icâbet" ve "isticâbet" kavramları, fiil kalıplarıyla veya kavramsal olarak pek çok ayette Allah'a izafe edilir.

Anlamca yakın isimler. Karîb, Latîf, Tevvâb, Gafûr.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. el-Mucîb, Allah'ın fiilî sıfatlarından kabul edilir. Bu isim, Allah'ın kullarının dua ve yakarışlarına kayıtsız kalmadığını, onları işittiğini ve onlara bir karşılık verdiğini ifade eder. Kuşeyrî'ye göre Allah, bazen kulunun sabır ve şükürle derecesini yükseltmek için duasının kabulünü geciktirebilir, ancak sonunda en güzel lütuflarla teselli eder. Gazzâlî ise Allah'ın, kullarının ihtiyaçlarını daha onlar istemeden bildiğini ve kâinata kurduğu düzenle bu ihtiyaçları zaten karşıladığını belirtir. Bu ismin kuldaki yansıması, öncelikle Allah'ın emir ve yasaklarına uymakla, yani O'nun davetine "icabet etmekle" başlar. Gazzâlî'ye göre mümin, bu ismin tecellisine mazhar olmak için gücü yettiğince ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalı, çağrıldığı yere gitmeli ve kendisine sunulanı nezaketle karşılamalıdır. Böylece kul, kendi hayatında da "icabet eden" bir ahlâk geliştirir.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Mücîb" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.

Bilgiler

tr
Duâlara cevap veren
esma
true
arabic
domain
tasavvuf
esmaNo
44
Bilgi Haritasinda Gor