el-Muktedir
el-Muktedir (Kudret sahibi). Üç kaynak Muktedir'i bir bütün hâlinde verir. Mesnevî onu "melîk-i muktedir"in huzuruyla, kazâ geldiğinde aklı âciz bırakan kudretle ve kimseye zulme imkân vermeyen adâletle açar; nefis muktedir olunca aklın esir düştüğünü de gösterir. Füsûs, beşerî saltanatın hakikatin
el-Muktedir — Her Şeye Fiilen Güç Yetiren
Mânâ. el-Muktedir, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "bir işi gerçekleştirmeye fiilen güç yetiren" ve "kudreti eylemleriyle apaçık sabit olan" demektir. Bu isim, Allah'ın kudret sıfatının sadece potansiyel bir güç olmadığını, aynı zamanda fiiliyata dökülen, evreni ve içindekileri dilediği gibi şekillendiren etkin bir kudret olduğunu vurgular. Halîmî gibi âlimler, ismin bu eylem odaklı yönüne dikkat çekerek onu hem zâtî hem de fiilî sıfatlar grubunda değerlendirir.
Etimoloji. İsim, Arapça "gücü yetmek, ölçü ile yapmak, planlamak" anlamlarına gelen kadr (kudret) kökünün "iftiâl" kalıbından türemiştir. Bu yapı, kök anlama bir fiil ve etkinlik mânası katar.
Kādir, Kadîr ve Muktedir Nüansı. Kudret kökünden türeyen Kādir, Kadîr ve Muktedir isimleri arasında anlam derinliği açısından bir sıralama olduğu kabul edilir. Arap dilinde bir kelimedeki harf sayısı arttıkça mânasının da güçlenmesi kaidesince, bu üç isimden en kapsamlısı el-Muktedir'dir.
- Kādir ve Kadîr, Allah'ın kudret sahibi olduğunu ifade ederken, el-Muktedir bu kudretin fiilen gerçekleştiğini ve eyleme döküldüğünü belirtir. Halîmî'ye göre ilk ikisi zâtî bir sıfatı tanımlarken, Muktedir bu sıfatın fiilî bir tecellisini, yani kudretin kullanılışını gösterir.
- Hattâbî, Kādir ve Kadîr isimlerinde kudretin kullanılacağı alanlarda bir tür sınırlama ihtimali olabilecekken, Muktedir isminde böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirtir.
- Ebû Bekir İbnü'l-Arabî ise bu sıralamanın bir zenginlikten ziyade "ihtisas" (özgülenme) ifade ettiğini savunur. Ona göre el-Muktedir, kudretin sadece ve sadece Allah'a özgü bir sıfat olduğunu, insanın sahip olduğu gücün ise kendinden menkul olmayıp Allah tarafından verilmiş geçici bir emanet olduğunu kanıtlar.
Kur'an-ı Kerîm'de el-Muktedir. el-Muktedir ismi, Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a izâfe edilerek dört âyette geçmektedir. İsim ayrıca, Ebû Hüreyre'den rivayet edilen ve Tirmizî'nin "Da'avât" bölümünde yer alan 99 ismin sıralandığı esmâ-i hüsnâ listesinde de bulunmaktadır.
Anlamca yakın isimler. Kādir, Kavî, Cebbâr, Azîz, Kahhâr.
İtikadî çerçeve ve kula yansıması. el-Muktedir, Allah'ın zâtî-sübûtî sıfatlarından olan kudretin en kâmil ifadesidir. Bu isim, O'nun her şeye gücünün yettiğini ve bu gücü dilediği gibi kullandığını gösterir. Ancak bu mutlak kudret, keyfilik veya zorbalık anlamına gelmez. Nitekim Abdülkerîm el-Kuşeyrî, Allah'ın her şeye güç yetirdiğini fakat çoğu zaman icraata geçmeyip bağışladığını, her şeyi bildiğini ancak acele ve öfkeyle muamele etmediğini belirterek ilâhî kudretin rahmet ve hikmetle iç içe olduğuna işaret eder. Bu ismi idrak eden bir mü'min, kendi gücünün ve imkânlarının sınırlı ve Allah tarafından verilmiş birer emanet olduğunu anlar. Hayatın zorlukları karşısında kendi acziyetini kabul ederken, her şeye gücü yeten bir Rabbe dayanmanın getirdiği güven ve teslimiyeti yaşar. Bu bilinç, kişiyi kibirden arındırır, tevazuya ve yalnızca Allah'a sığınmaya yöneltir.
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Muktedir" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.
Bilgiler
- tr
- Kudret sahibi
- esma
- true
- arabic
- domain
- tasavvuf
- esmaNo
- 70