Mesnevî-i Şerîf'te el-Vâcid
Vâcid (istediğini bulan, hiçbir şeye muhtaç olmayan, varlığı kendinden olan) ismi, Mesnevî şerhinde ancak lügatçe tarifiyle geçer; müstakil bir bahis olarak işlenmez. Konuk'un Cilt 13 lügatçesinde isim, "var olan, her şeyi var eden, varlığı kendinden olan; kendisinden hiçbir şey gizlenemeyen" diye tarif edilir.
Füsûsu'l-Hikem'de el-Vâcid
Füsûs derslerinde Vâcid müstakil bir fass konusu değildir; ismin özü, vücûdun (varlığın) kaynağı olması yönüyle el-Vâhid ve vücûd-ı mutlak bahislerine bağlıdır.
Terzibaba Külliyatında el-Vâcid
Terzibaba külliyatında da Vâcid müstakil bir bahis olarak öne çıkmaz; isim, varlığını kendinden olan ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Zât-ı Mutlak'ın vasfı olarak es-Samed ve el-Ganî isimleriyle aynı dairede anılır.
Değerlendirme
Vâcid, varlığı kendinden olan, hiçbir şeyi eksik kalmayan, dilediğini dilediği an bulan Zât'ın ismidir. Müstakil bir şerhten çok, vücûd ve istiğnâ (muhtaç olmama) ekseninde okunur. Bu ismi vahid, samed ve gani ile birlikte düşünmek gerekir.