İçeriğe atla

el-Vâcid

el-Vâcid (Vacid) (İstediğini bulan). Vâcid, varlığı kendinden olan, hiçbir şeyi eksik kalmayan, dilediğini dilediği an bulan Zât'ın ismidir. Müstakil bir şerhten çok, vücûd ve istiğnâ (muhtaç olmama) ekseninde okunur. Bu ismi vahid, samed ve gani ile birlikte düşünmek gerekir.

el-Vâcid — Dilediğini Bulan ve Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan

Mânâ. el-Vâcid, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup “dilediğini dilediği zaman bulan, her şeyden müstağni (hiçbir şeye muhtaç olmayan) ve her şey kendisine muhtaç olan” demektir. Kelâm âlimleri bu ismi, “her şeyi bilen, hiçbir şeye ihtiyaç duymayan, emir ve isteğini daima gerçekleştiren” şeklinde tanımlar. Râgıb el-İsfahânî, insanın bilme ve bulmasının duyu organları veya akıl yürütme gibi vasıtalara bağlı olduğunu, Allah’a nispet edilen “vecd/vücûd”un (bilme/bulma) ise vasıtasız ve mutlak bir ilim olduğunu belirtir.

Etimoloji. İsim, Arapça و-ج-د (v-c-d) kökünden gelen vecd veya vücûd mastarına dayanır. Bu kök sözlükte “bulmak, bilmek, müstağni (zengin) olmak” gibi anlamlara gelir. Vâcid, bu kökten türeyen bir ism-i fâildir.

Anlam Farklılıkları ve Derinliği. Abdülkāhir el-Bağdâdî, Vâcid isminin içerdiği anlam katmanlarını beş noktada özetler:

  1. Ganî: Her şeyden müstağni, hiçbir şeye muhtaç olmayan.
  2. Alîm: Bütün nesne ve olayları mahiyetleriyle bilen.
  3. Bulan: Bu, insandaki gibi bir eksiklik sonrası “kaybettiğini bulan” anlamında değildir. Aksine, “kaçma ve kaybolma ihtimali olan her şeyi, bilgisi ve mülkiyeti dairesinde tutan, asla kaybetmeyen” demektir.
  4. Gazap Eden: Allah’a izafe edildiğinde, “düşmanlarına gazap eden, zalimleri cezalandıran” (Müntakim) mânasına gelir.
  5. Seven: Kökün “vecd” (aşk, sevgi) anlamından hareketle, “kulunu seven” anlamını da içerir.

Kur'an-ı Kerîm ve Hadislerde el-Vâcid. Vâcid ismi, bu şekliyle Kur'ân-ı Kerîm'de geçmez. Ancak fiil kalıpları, sekiz âyette Allah’a nispet edilir (örneğin, Duhâ 93/6-8). İsmin işaret ettiği “her şeyi eksiksiz bilme” ve “her şeye sahip olma” mânası ise pek çok âyette vurgulanır (meselâ Sebe’ 34/2; Yûnus 10/61). Vâcid, Tirmizî ve İbn Mâce tarafından rivayet edilen esmâ-i hüsnâ listelerinde yer alır. Ayrıca bir kudsî hadiste Allah Teâlâ, “Ben Cevâd’ım (cömert), Mâcid’im (şanlı), Vâcid’im” buyurmuştur (Müsned, V, 154, 177).

Anlamca yakın isimler. Alîm, Ganî, Müntakim.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. Bu ismin tecellisini anlayan bir mümin, sahip olduğu ilim, servet ve yetenek gibi imkânların Allah'tan birer lütuf olduğunu idrak eder. Bu idrak, kişiyi elindekileri Allah’ın diğer kullarının faydasına sunmaya yöneltir. Kul, kendi varlığının ve buluşlarının geçici, Allah’ın ise mutlak Vâcid olduğunu bilir; her an O’nun keremine, lütfuna ve bağışlamasına sığınır.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Vâcid" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.

Bilgiler

tr
İstediğini bulan
esma
true
arabic
domain
tasavvuf
esmaNo
64
Bilgi Haritasinda Gor