İçeriğe atla

es-Samed

es-Samed (Hiçbir şeye muhtaç olmayan). Üç kaynak Samed'i bir bütün hâlinde verir. Mesnevî onu hem mutlak müstağnîlik (su bile O'na muhtaç) hem de sâlikin fenâ kapısı olarak işler: kul "ölü" olunca Samed o ölüden diri çıkarır, kâmil de herkesin nûr aldığı bir mahall olur. Füsûs, ismin iki mânâsını —

es-Samed — Herkesin Muhtaç Olduğu ve Yöneldiği Yüce Varlık

Mânâ. es-Samed, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup “ihtiyaçlarını gidermesi için herkesin başvurduğu, yaratılmışlara özgü acz ve ihtiyaçtan münezzeh, ebedî ve bâkī yüce varlık” demektir. Âlimler, ismin iki temel mânası üzerinde durur. Birincisi, “ihtiyaçların giderilmesi için herkesin yöneldiği ulu ve yüce varlık”tır. İmam Mâtürîdî, yaratılmışların Allah’a olan bu ihtiyacını var olma, varlığını sürdürme ve âhirette yeniden diriltilme olarak üç aşamada özetler. İkinci temel mânası ise “içi boş olmayan, kütle hâlinde olan” şeklindedir. Bu tanım, Allah’ın yoğun bir cevher olduğunu değil, O’nun yeme, içme gibi ihtiyaçları olan ve iç organlara sahip varlıklar gibi olmadığını, yani yaratılmışlara özgü her türlü eksiklikten münezzeh olduğunu ifade eder. Nitekim İhlâs sûresinin devamında O’nun doğurmadığı ve doğurulmadığı belirtilir. Bu iki anlam, Allah’ın mutlak kemâl sahibi ve her türlü noksanlıktan uzak olduğu noktasında birleşir.

Etimoloji. İsim, Arapça ص-م-د (ṣ-m-d) kökünden gelen ve “bir şeye yönelmek” anlamındaki samd (veya sumûd) mastarına dayanır. Kelime, “ihtiyaçların giderilmesi için kendisine başvurulan kimse” mânasına gelir. Ayrıca “içi boş olmayan kütle” anlamında da kullanılır.

Kur'an-ı Kerîm'de es-Samed. “Samed” ismi, Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a nispet edilerek bir defa, İhlâs sûresinde geçer. Bu ayet, Allah'ın birliğini ve her şeyden münezzeh olduğunu vurgular.

#Sure / AyetBağlam
1İhlâs 112/2Allah'ın bir (Ehad) olduğu belirtildikten sonra, O'nun Samed olduğu ifade edilir.

İsim, Tirmizî ve İbn Mâce’nin esmâ-i hüsnâ listelerinde yer alır. Ayrıca Buhârî’de geçen bir kutsî hadiste Cenâb-ı Hak, kendisini inkâr eden ve çocuk isnat eden insanoğluna karşı şöyle buyurur: “Halbuki ben bir ve tekim, samedim, ne evlât sahibiyim ne de herhangi bir ebeveynden doğdum, kimse benim dengim ve benzerim değildir.”

Anlamca yakın isimler. Alî, Bâkī, Ganî, Kuddûs, Melik, Muğnî, Selâm.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. es-Samed ismi, Allah’ın hem zâtî-selbî (yaratılmışlık özelliklerinden münezzeh olması) hem de fiilî (herkesin kendisine yöneldiği varlık olması) sıfatlarını içerir. O, hiçbir şeye muhtaç değilken her şey O’na muhtaçtır. Bu ismi idrak eden bir kulun alacağı nasip, Gazzâlî’nin belirttiği gibi, Allah’ın onu din ve dünya işlerinde başkalarının başvurduğu, sorunlarına çare aradığı güvenilir bir insan kılmasıdır. Böylece kul, Allah’ın izniyle başkalarına faydalı olarak bu ismin tecellisine mazhar olur.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Samed" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.