İçeriğe atla

el-Vâris

el-Vâris (Varis) (Her şeyin gerçek sahibi). Üç kaynak Vâris'i "mîrâs" ekseninde, fakat maddî mülkten arındırarak birleştirir. Mesnevî, vâris-i kâmili müris ile tek şahıs hükmüne koyar; mîrâsın özünü merhamet, ilim ve rahmet kapısı olmak diye gösterir. Füsûs, peygamberden kalan mîrâsın zikrullah, maârif ve a

el-Vâris — Varlığı Sona Ermeyen ve Her Şeyin Gerçek Sahibi Olan

Mânâ. el-Vâris, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup “varlığının sonu bulunmaması vasfıyla kâinatın gerçek ve mutlak sahibi” demektir. İnsanlar için kullanılan “vâris” kelimesi, bir başkasının mülküne onun ölümünden sonra sahip olan kimseyi ifade ederken, Allah için bu anlamda kullanılmaz. Zira O, zaten her şeyin ezelî ve ebedî sahibidir (Mâlikü’l-mülk). Allah'ın Kendisini “vâris” olarak nitelemesi, lütfunun bir eseri olarak insanlara geçici bir süreliğine mülk verdiği ve bu mülkün sahipleri olan yaratılmışlar yok olduktan sonra mülkün yine asıl ve tek sahibine, yani Kendisine döneceği gerçeğini vurgular. Hattâbî bu ismi, “yaratılmışların hayatı son bulduktan sonra da varlığını sürdüren, elden ele dolaşan insan mülklerini ölümlerinden sonra asıl sahibi olarak geri alan” şeklinde açıklar.

Etimoloji. İsim, Arapça و-ر-ث (v-r-s) kökünden gelen virs veya virâset mastarına dayanır. Sözlükte bu kök, “alışveriş gibi bir akit olmaksızın bir mala sahip olmak, ölen bir kimsenin servetinden pay almak” anlamındadır.

Kur'an-ı Kerîm'de el-Vâris. el-Vâris ismi, Kur'an-ı Kerîm'de bu tekil formuyla doğrudan Allah'a nispet edilmez; ancak Tirmizî ve İbn Mâce'nin esmâ-i hüsnâ listelerinde yer alır. Kur'an'da “miras” ve “vâris olmak” kavramları Allah'a çeşitli şekillerde izâfe edilir. “Vâris” kelimesi çoğul formlarda (vârisîn, vârisûn) iki ayette Allah için kullanılır. Bir ayette Allah'ın “vârislerin en hayırlısı” (hayrü’l-vârisîn) olduğu belirtilir. Ayrıca, “vâris olmak” fiili ondan fazla ayette Allah'a nispet edilir ve iki ayette de göklerin ve yerin mirasının tamamen O'na ait olduğu vurgulanır.

Anlamca yakın isimler. Âhir, Bâkī, Hay, Kahhâr, Mâlikü'l-mülk, Melik.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. el-Vâris ismi, mülkün ve hâkimiyetin geçici değil, mutlak ve kalıcı sahibinin yalnızca Allah olduğunu öğretir. Bu hakikat, kıyamet gününde “Mülkiyet ve hâkimiyet bugün kimindir?” sorusuna verilecek olan, “Kahhâr olan tek Allah’ındır” (Mü’min 40/16) cevabıyla en açık şekilde tecelli edecektir. Gazzâlî'ye göre basiret sahibi müminler, bu gerçeği her an idrak eder ve mülkün her an Allah'a ait olduğunu bilirler. Kulun bu isimden alacağı pay, kendisine Allah tarafından bir emanet olarak verilen mülk, makam ve yeteneklere sahip çıkmasıdır. Mümin, elindekilerin geçici olduğunu bilir, onlarla şımarmaz, onları adalet ve cömertlikle kullanarak ebedî mutluluğu kazanmaya çalışır. Bu isim, fânî varlıkların ardından baki kalanın yalnızca Allah olduğu bilincini derinleştirir.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Vâris" maddesi

Bilgiler

tr
Her şeyin gerçek sahibi
esma
true
arabic
domain
tasavvuf
esmaNo
97
Bilgi Haritasinda Gor