İçeriğe atla

ez-Zâhir

ez-Zâhir (Zahir) (Aşikâr). Üç kaynak Zâhir ismini, Bâtın ile bir çift olarak ve "zuhûr" ekseninde birleştirir. Mesnevî onu Hadîd âyetiyle (Evvel-Âhir-Zâhir-Bâtın) açar; eşyâda görünenin aslında Hak olduğunu, isimlerin ancak mazharlarıyla zâhir olduğunu gösterir. Füsûs, Hakk'ın kendini gayb ve şehâdetle, zâ

ez-Zâhir — Varlığı Delilleriyle Apaçık Olan

Mânâ. ez-Zâhir, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "varlığını ve birliğini kanıtlayan delillerin çokluğuyla apaçık olan, aşikâr olan" demektir. Kelâm âlimleri bu ismi, Allah'ın varlığının aklî ve naklî delillerle açık ve seçik olduğunu ifade etmek için kullanır. Ebû İshak ez-Zeccâc, ismin kök anlamından hareketle ona "her şeyin üstünde ve fevkinde olan" mânasını verirken, Mâtürîdî "hiç kimsenin yenemeyeceği mutlak galip ve hâkim" olarak tanımlar. Gazzâlî ise ez-Zâhir'i, varlığının duyularla değil, aklın kanıtlarıyla (istidlâl) bilinmesi yönüyle ele alır. Bu yorumlar, ismin hem Allah'ın varlığının kanıtlarının netliğini hem de O'nun mutlak üstünlüğünü ve egemenliğini kapsadığını gösterir.

Etimoloji. İsim, Arapça "ortaya çıkmak, belirgin olmak, üstün gelmek, galip olmak" anlamlarına gelen "zuhûr" kökünden türemiştir. Bu kök, bir şeyin gizlilikten çıkıp görünür hale gelmesini ve bir gücün diğerine üstünlüğünü ifade eder.

Kur'an-ı Kerîm'de ez-Zâhir. "Zâhir" ismi, Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a nisbet edilerek bir defa, zıttı olan "Bâtın" ismiyle birlikte geçer. Bu kullanım, Allah'ın zıt gibi görünen nitelikleri Zâtı'nda birleştirdiğini gösteren derin bir teolojik anlam taşır.

#Sure / AyetBağlam
1Hadîd 57/3el-Evvel, el-Âhir ve el-Bâtın isimleriyle

Ayrıca, aynı kökten gelen "izhâr" (galip getirmek, haberdar etmek) fiili de Kur'an'da Allah'a izafe edilmiştir.

Anlamca yakın isimler. Alî, Azîz, Cebbâr, Kādir, Mecîd, Metîn, Müteâlî.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. ez-Zâhir ismi, Allah'ın varlığının evrendeki sayısız delille apaçık olduğunu öğretir. Ancak bu apaçıklık, O'nun inkâr edilmediği anlamına gelmez. Gazzâlî bu durumu "şiddet-i zuhûr" (belirginliğin şiddeti) kavramıyla açıklar: Allah'ın varlığının delilleri o kadar sürekli ve kuşatıcıdır ki, aklını ve basiretini kullanmayanlar için bu durum sıradanlaşır ve düzenin ardındaki Sanatkâr'ı göremezler. Mü'min için ise ez-Zâhir ismi, kâinata bir tefekkür penceresi açar. Her varlık, her olay, Allah'ın varlığının, ilminin ve kudretinin bir delili, bir "âyeti" haline gelir.

İsmin "Bâtın" (mahiyeti gizli olan) ismiyle birlikte zikredilmesi, mü'mine dengeli bir tanıma biçimi sunar. Allah, eserleriyle Zâhir'dir, yani varlığı ve sıfatları kâinatta okunabilir; ancak Zâtı'nın mahiyetiyle Bâtın'dır, yani yaratılmışlar tarafından tam olarak idrak edilemez. Bu, insanın Allah karşısındaki acziyetini ve O'nu ancak yine O'nun bildirdiği kadar tanıyabileceğini hatırlatır. İsmin "galip gelen" anlamı ise, mü'minin Allah'ın iradesinin ve gücünün her şeye üstün geldiğine olan inancını pekiştirir, ona zorluklar karşısında sarsılmaz bir güven ve metanet verir.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Zâhir" maddesi

Bilgiler

tr
Aşikâr
esma
true
arabic
domain
tasavvuf
esmaNo
75
Bilgi Haritasinda Gor