Hz. İdrîs (a.s.)
Hz. İdrîs (a.s.), peygamberler silsilesinde ismi Kur'ân-ı Kerîm'de zikredilen ve tasavvufî irfanda "yüce bir mekâna yükseltilen" sırrın taşıyıcısıdır. İbn Arabî geleneğinde, ona hikmet-i kuddûsiyye tahsis edilerek, Hakk'ın kutsiyet ve yücelik tecellîlerinin remzi kılınmıştır. Terzibaba geleneğinde ise Hz. İdrîs (a.s.), özellikle riyâzat ve nefs terbiyesiyle elde edilen lâtifleşmenin ve bu sayede Hakk'a vuslatın müstesna bir örneği olarak kabul görür. Dijital kütüphanemizde onun bu derin izleri, birçok eserde karşımıza çıkmaktadır.
Kur'ân-ı Kerîm'deki Yeri
Hz. İdrîs'in ismi Kur'ân-ı Kerîm'de iki sûrede zikredilir. Meryem Sûresi'nde şöyle buyrulur: "Kitapta İdrîs'i de an. Şüphesiz o, çok sadık bir nebi idi. Biz onu yüce bir mekâna yükselttik." (Meryem, 19/56-57). Enbiyâ Sûresi'nde ise salihlerden ve sabredenlerden bahsedilirken adı geçer: "İsmâil'i, İdrîs'i ve Zülkifl'i de an. Hepsi de sabredenlerdendi. Onları rahmetimize dahil ettik. Çünkü onlar salihlerdendi." (Enbiyâ, 21/85-86). Bu âyetler, Hz. İdrîs'in hem nebi olarak sadakatini hem de Hakk katında eriştiği yüksek mertebeyi açıkça ifade eder. Özellikle "yüce mekâna yükseltilme" ifadesi, tasavvufî tefsirlerde onun ruhanî yükselişinin ve ilahî sırra mazhariyetinin bir işareti olarak yorumlanır.
Füsûsu'l-Hikem'deki Fassı ve Hikmeti
Muhyiddin İbn Arabî, Füsûsu'l-Hikem adlı eserinde Hz. İdrîs'e "Kelime-i İdrîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kuddûsiyye" fassını tahsis etmiştir. Hikmet-i kuddûsiyye, yani kutsiyet hikmeti, Hakk'ın her türlü noksanlıktan münezzeh ve mutlak yüce oluşunu ifade eder. Bu hikmetin Hz. İdrîs'e tahsis edilmesindeki sır, onun riyâzatlarla nefsini hayvanî sıfatlardan arındırıp lâtifleşmesi ve böylece kutsiyete yakın bir mertebeye ulaşmasıdır. İbn Arabî'ye göre Hz. İdrîs (a.s.), Nûh (a.s.)'tan evvel nebi idi ve Allah Teâlâ onu mekân-ı aliyyeye, yani yüce bir mekâna yükseltti. O, eflâkin kalbinde, yani Şems feleğinde sâkin idi.
Terzibaba Geleneğinde Hz. İdrîs (a.s.)
Terzibaba geleneğinde Hz. İdrîs (a.s.), özellikle nefsin tasfiyesi ve ruhanî yükselişin zirve noktası olan mekân-ı âlîye ulaşmanın sembolüdür. Onun hayatı, sâlike riyâzatın ve ibadetin bir insanı nasıl yücelttiğini gösteren bir misal olarak sunulur.
Terzibaba, Hz. İdrîs'in bu yükselişini şöyle açıklar:
"İdris (a.s.) çok ibadet ve riyâzat yapıyordu, böylece kendinde büyük bir lâtiflik hasıl oldu ve Cenâb-ı Hakk onu 'mekânen âliyyen' 'yüce mekâna' yükseltti. Böylece o da 'hava' ki (kuvvet) tir, ha"
Bu ifade, Hz. İdrîs'in yoğun ibadet ve riyâzatlarla nefsini arındırarak bedensel ağırlıklardan sıyrıldığını ve ruhunun lâtifleştiğini vurgular. Bu lâtifleşme, onun ilahî âlemlere yükselmesine vesile olmuştur. Terzibaba, Hz. İdrîs'i, Hz. İlyâs ile de özdeşleştirerek onun bu yüksek mertebesini bir kez daha teyit eder:
"İlyâs İdrîs (a.s.) dır. Allah Teâla onu mekân-ı aliyye ref etti."
Bu görüş, Hz. İdrîs'in sadece bir peygamber değil, aynı zamanda mekân-ı âlînin, yani ilahî huzurun ve yüksek mânevî makamların temsilcisi olduğunu gösterir. O, ruhaniyet âleminde Şems feleğinde ikamet etmekle nitelendirilir ve bu durum, onun nuranî ve yüksek bir mertebede bulunduğuna işaret eder. Terzibaba, Hz. İdrîs'in makamını evrensel bir düzlemde ele alarak onun ruhaniyetinin kozmik bir merkezde bulunduğunu belirtir:
"Ve İdrîs (a.s.)ın makâm-ı rûhâniyyeti ondadır. Ve tahtında yedi felek ve fevkinde yedi felek vardır. Ve o, on beşinci felektir."
Bu tasvir, Hz. İdrîs'in mânevî âlemlerin merkezî bir noktasında, birçok feleğin üzerinde bir makamda bulunduğunu anlatır. Onun şahsiyeti, Hakk'ın ilahî hüviyetinin zıt isimleri bir araya getiren cem makamının bir tecellîsi olarak da görülür. Hüviyet-i ilahiye, birbirine zıt bütün ilahî isimleri camidir; bu da Hakk'ın mutlak birliğini ve her şeyi kuşatan kemalini gösterir. Hz. İdrîs'in bu makamlara yükselişi, sâlik için nefsini arındırarak ilahî hakikatlere vâsıl olmanın bir yolu olarak örnek teşkil eder. Terzibaba'nın şerhlerinde, Hz. İdrîs'in fassı, Hikmet-i Kuddûsiyyenin beyanı olarak ele alınır ve bu, kutsiyetin ve yüceliğin idrakine giden yolun anahtarlarını sunar.
Kavramlar Ağında Hz. İdrîs (a.s.)
- Hikmet-i Kuddûsiyye: Hz. İdrîs'e tahsis edilen hikmet türüdür. Hakk'ın mutlak kutsiyetini, her türlü noksanlıktan münezzeh ve yüce oluşunu ifade eder. Hz. İdrîs'in riyâzatlarla nefsini arındırarak bu kutsiyete yakın bir mertebeye ulaşmasıyla ilişkilidir.
- Mekân-ı Âlî: "Yüce mekân" anlamına gelir. Kur'ân-ı Kerîm'de Hz. İdrîs'in bu mekâna yükseltilmesi, onun mânevî mertebesinin yüksekliğini ve ilahî huzura yakınlığını gösterir. Tasavvufta ruhanî yükselişin en üst noktalarından biridir.
- Riyâzat: Nefsin terbiye edilmesi, arındırılması ve ilahî hakikatlere hazır hâle getirilmesi için yapılan çetin mânevî uygulamalardır. Hz. İdrîs'in çok ibadet ve riyâzat yaparak lâtifleşmesi, bu kavramın önemini vurgular.
- Lâtiflik: Riyâzat ve ibadetle nefsin kesafetinden arınarak incelmesi, ruhun hafiflemesi ve Hakk'ın tecellîlerine daha açık hâle gelmesi hâlidir. Hz. İdrîs'in bu hâle ulaşarak mekân-ı âlîye yükseldiği belirtilir.
- Şems Feleği: Güneş feleği. İbn Arabî'ye göre Hz. İdrîs'in ruhaniyet makamı bu felekte yer alır. Bu, onun nuranî ve evrensel bir etkiye sahip olduğunu simgeler.
- Cem Makamı: Zıtların bir araya geldiği, Hakk'ın tüm isim ve sıfatlarının birliğini müşahede etme makamıdır. Hz. İdrîs'in hayatında da Hakk'ın zıt isimleri cem eden hüviyetinin tecellîleri görülür.
Kütüphanedeki Kaynaklar
Sen Terzibaba İrfan Mektebi Dijital Kütüphanesi'nde Hz. İdrîs (a.s.) hakkında derinlemesine bilgi bulabileceğiniz başlıca eserler şunlardır:
- TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. İdrîs'in şahsiyetinde ilahî hüviyetin zıt isimleri cem edişi ve ahadiyet mertebesi bağlamında ele alınır.
- TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. İdrîs'in ruhaniyet makamının kozmik düzlemdeki yeri ve Şems feleği ile ilişkisi detaylandırılır.
- TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. İdrîs'in Hz. İlyâs ile özdeşleştirilmesi ve mekân-ı âlîye yükselişi anlatılır.
- Ramazan ve Oruç — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. İdrîs'in yoğun ibadet ve riyâzatla nasıl lâtifleştiği ve mekân-ı âlîye yükseldiğine dair bir örnek olarak sunulur.
- Lokmân Sûresi — Terzibaba - Necdet Ardıç: Kelime-i İdrîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet başlığı altında Hz. İdrîs'in hikmetine dair açıklamalar içerir.
- Enbiyâ Sûresi —: Hz. İdrîs'in Kur'ân'daki yeri ve rivayetler hakkında genel bilgiler sunar.
- Dur Rabbın Namazda (Cilt 1) — Terzibaba - Necdet Ardıç: Kelime-i İdrîsiyye'de Mündemic Olan "Hikmet-i Kuddûsiyye"nin Beyanı başlığı altında Hz. İdrîs'in kutsiyet hikmeti ele alınır.
- Kelime-i İdrîsiyye — Muhyiddin İbnü'l-Arabi: Füsûsu'l-Hikem'in ilgili fassının orijinal metni ve Hz. İdrîs'e Hikmet-i Kuddûsiyye tahsisinin hikmeti açıklanır.
- Kelime-i İlyâsiyye — Muhyiddin İbnü'l-Arabi: Hz. İlyâs'ın Hz. İdrîs (a.s.) ile aynı şahsiyet olduğu ve mekân-ı âlîye yükseltildiği bilgisi yer alır.
- Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. İdrîs'in semavatta karşılaştığı sorular ve kıyamet alametleri üzerine sohbetler bulunur.
Değerlendirme
Hz. İdrîs (a.s.), Terzibaba öğretisinde, nefsini arındırma ve ruhunu lâtifleştirme yoluyla ilahî makamlara erişmenin yaşayan bir örneğidir. Onun "yüce bir mekâna yükseltilmesi", sadece fiziksel bir yükseliş değil, aynı zamanda mânevî bir yücelişi, Hakk'ın kutsiyetine vâsıl olmayı temsil eder. Sâlik için Hz. İdrîs, riyâzatın ve ihlaslı ibadetin, insanı kesafetten ulvî âlemlere taşıyabileceğini gösteren bir rehberdir. Onun hikmeti, Hakk'ın mutlak yüceliğini ve her türlü noksanlıktan münezzeh oluşunu idrak etme yolunda bir ışık tutar.