Hz. Sâlih (a.s.)
Hz. Sâlih (a.s.), Semûd kavmine gönderilmiş, tevhîd çağrısıyla bilinen Ulu'l-azm peygamberlerdendir. Onun kıssası, özellikle mucizevî devesiyle Hakk'ın kudretini ve inkârcılığın akıbetini gösterir. İbn Arabî geleneğinde, Hz. Sâlih'in hikmeti, ilâhî açılış ve fütûhât sırlarıyla ilişkilendirilir ki bu, Terzibaba Hazretleri'nin sohbetlerinde de sıkça işlenen bir derinlik taşır. Sen Terzibaba İrfan Mektebi Dijital Kütüphanesi'nde, Hz. Sâlih'in öğretisel izi, sâlikin yolculuğuna ışık tutan önemli bir menzil olarak karşımıza çıkar.
Kur'ân-ı Kerîm'deki Yeri
Hz. Sâlih'in kıssası Kur'ân-ı Kerîm'de birçok sûrede zikredilir. Özellikle A'râf, Hûd, Şu'arâ, Neml, Kamer ve Fecr sûrelerinde, Semûd kavmine gönderilişi, onları tevhîde daveti ve mucizevî devesiyle ilgili detaylar yer alır. Bu kıssa, Hakk'ın emirlerine karşı gelen kavimlerin nasıl helâk olduğunu ve peygamberlerin sabır ve teblîğdeki azmini gözler önüne serer.
Mesela Fecr Sûresi'nde, Semûd kavminin deveyi nasıl boğazladığı ve Rablerinin buyruğundan dışarı çıktığı anlatılır:
(Fe akarûn nâkate ve atev an emri rabbihim ve kâlû yâ sâlihu'tinâ bimâ teidunâ in kunte minel murselîn.) “Derken dişi deveyi boğazladılar ve Rablerinin buyruğundan dışarı çıktılar; "Ey Sâlih, eğer hakîkaten elçilersen, bizi tehdit ettiğin (o azabı) getir" dediler.” (Fecr, 89/101)
Bu âyet, Semûd kavminin inkârdaki ısrarını ve peygamberlerine karşı gösterdikleri meydan okumayı çarpıcı bir şekilde ifade eder. Kur'ânî kıssalar, sadece geçmişten haber vermekle kalmaz, aynı zamanda tasavvufî iç okumalarla her çağın insanına nefsin ve Hakk'a yönelişin sırlarını fısıldar. Hz. Sâlih kıssası da bu bağlamda, Hakk'ın âyetlerine karşı körleşen nefsin akıbetini ve mucizelerin bâtınî anlamlarını idrak etmenin önemini vurgular.
Füsûsu'l-Hikem'deki Fassı ve Hikmeti
İbn Arabî Hazretleri, Füsûsu'l-Hikem adlı eserinde her peygambere özel bir hikmet tahsis etmiştir. Hz. Sâlih (a.s.)'a tahsis edilen hikmet, Hikmet-i Fütûhiyye olarak bilinir. Fütûhiyye, "açılışlar", "fetihler" anlamına gelir ve Hakk'ın kuluna lütfettiği ilâhî açılımları, bâtınî idrakleri ifade eder. Bu fass, Semûd kavmine verilen mucizevî deveyi, ilâhî bir açılış olarak ele alır. Deve, Hakk'ın kudretinin ve birliğinin bir işaretiyken, kavmin onu inkâr etmesi ve boğazlaması, bu ilâhî açılışa sırt çevirmenin ve fütûhâtı kapatmanın sembolüdür. Hz. Sâlih'in fassı, sâlikin gönlünde açılan ilâhî fütûhâtın kıymetini bilmesi ve onu inkâr etmemesi gerektiği mesajını taşır.
Terzibaba Geleneğinde Hz. Sâlih
Terzibaba Hazretleri'nin sohbetlerinde Hz. Sâlih (a.s.) ve onun kıssası, özellikle "sâlih amel" kavramı ve ilâhî açılımlar bağlamında önemli bir yer tutar. Terzibaba, sâlih amelin yalnızca zahirî fiillerden ibaret olmadığını, aynı zamanda Hakk'a yönelmiş bir kalbin ve teslim olmuş bir nefsin fiilleri olduğunu vurgular.
Hz. İbrâhim'in duasında geçen "Rabbi heb lî hukmen veelhiknî bi-ssâlihîn(e)" (Şu'arâ, 26/83) âyeti, Terzibaba'nın sohbetlerinde "hikmet istemek ve sâlih kimseler arasına katılmak" şeklinde yorumlanır. Bu dua, Hakk'tan bir hikmet bahşedilmesini ve sâlih kullar arasına katılması arzusunu dile getirir. Terzibaba, bu âyetin İbrâhimiyet mertebesinde bir dua olduğunu belirterek, eşyanın hakikatini kavramak için hikmetin ve sâlih kimselerle beraberliğin önemine dikkat çeker.
“Rabbi heb lî hukmen veelhiknî bi-ssâlihîn(e)” “Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” (Şu'arâ, 26/83) İbrahimiyet mertebesinde! Rabbe dua ile seslenip hikmet istemek eşyayı hakikat. (Şu'arâ Sûresi)
Hz. Sâlih'in kıssası ve sâlih amel kavramı, Terzibaba'nın sohbetlerinde sâlikin yolculuğunda nasıl bir duruş sergilemesi gerektiğini gösteren bir modeldir. Sâlih amel, kişinin sadece zahirde iyi fiiller işlemesi değil, aynı zamanda bâtında da Hakk'a yönelik bir niyet ve ihlâs üzere olmasıdır.
Terzibaba, Hûd Sûresi'nde geçen "Ancak sabredip Salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır" (Hûd, 11/11) âyetini açıklarken, sabrın ve sâlih amelin önemini vurgular. Bu, sâlikin zorluklar karşısında metanetini koruyarak Hakk yolunda ilerlemesini ve bu süreçte işlediği amellerin bâtınî temizliğini gözetmesini öğütler.
İllellezîne saberû ve amilus sâlihât, ulâike lehum mağfiratuv ve ecrun kebîr. Diyanet Meali: Ancak sabredip Salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır. (Hûd, 11/11)
Ayrıca, Terzibaba'nın Bakara Dosyası'nda, sâlih kimsenin emanetlerini Hakk'a emanet ettiği ve Hakk'ın da sâlih kullarına en güzel ihsanlarını yaptığı belirtilir. Bu, teslimiyetin ve tevekkülün en güzel ifadesidir.
Sâlih kimse emanet edeceği şeyi Allah’a (C:C) emanet eder. Allah c.c sâlih kullarına en güzel ihsanlarını yapar, onların e. (Bakara Dosyası)
Hz. Sâlih (a.s.), Terzibaba geleneğinde, Hakk'ın mucizelerine şahit olup da inkâr edenlerin akıbetini gösteren bir uyarıcı olduğu kadar, sâlih amelin ve ilâhî fütûhâtın kıymetini bilenler için de bir rehberdir. Onun kıssası, sâlike, Hakk'a tam bir teslimiyetle yönelmenin ve ilâhî açılımları idrak etmenin yolunu işaret eder.
Kavramlar Ağında Hz. Sâlih
Hz. Sâlih (a.s.)'ın öğretisi, Terzibaba geleneğinde çeşitli kavramlarla derinlemesine ilişkilidir:
-
Sohbet: Peygamberlerin tebliğleri, Hakk'ın kullarıyla olan sohbetinin bir tezahürüdür. Hz. Sâlih'in Semûd kavmiyle olan diyalogu, ilâhî hakikatlerin insanlara sohbet yoluyla ulaştırılmasının bir örneğidir. Terzibaba'nın kendi sohbetleri de, bu peygamberî mirası günümüze taşıyan birer irfan meclisidir.
-
Hikmet: Hz. Sâlih'e atfedilen Hikmet-i Fütûhiyye, Hakk'ın sâlike açtığı bâtınî idrak kapılarını ifade eder. Bu, eşyanın hakikatini ve ilâhî sırları kavrama yeteneğidir. Hz. İbrâhim'in "Bana bir hikmet bahşet" duası da bu derin hikmet arayışının bir göstergesidir.
-
Sohbet Arası Sohbetler: Terzibaba'nın bu eserler serisi, Hz. Sâlih kıssasının ve sâlih amel kavramının günümüz sâlikine nasıl aktarıldığını gösterir. Bu sohbetlerde, Kur'ânî kıssaların ve peygamberî öğretilerin zamana ve mekâna aşkın anlamları, modern insanın idrakine sunulur. Özellikle "Sâlih Amel" başlığı altında bu kavramın çeşitli veçheleri ele alınır.
Kütüphanedeki Kaynaklar
Sen Terzibaba İrfan Mektebi Dijital Kütüphanesi'nde Hz. Sâlih (a.s.)'ın öğretisel izini sürmek isteyenler için zengin kaynaklar bulunmaktadır:
- Bürûc Sûresi — Terzibaba - Necdet Ardıç: Bu eserde, iman ve sâlih amel kavramları Hz. Sâlih kıssası bağlamında ele alınır.
- Şu'arâ Sûresi: Hz. İbrâhim'in hikmet ve sâlih kimselerle beraberlik duası üzerinden Hz. Sâlih'in temsil ettiği değerler açıklanır.
- Hac Sûresi: Sâlih amelin ve ilâhî terbiye makamının incelikleri üzerine vurgular taşır.
- Hûd Sûresi — Terzibaba - Necdet Ardıç: Sabır ve sâlih amelin büyük mükâfatlara vesile olduğu âyetler üzerinden Hz. Sâlih'in yolculuğu anlatılır.
- Bakara Dosyası — Terzibaba - Necdet Ardıç: Sâlih kimsenin Hakk'a tevekkülü ve ilâhî ihsanlara mazhariyeti konularında derinlemesine bilgiler sunar.
- A’râf Sûresi — Terzibaba - Necdet Ardıç: Şükredici, zâkir, âbit ve sâlih gibi vasıfların önemine değinilerek peygamberlerin örnek şahsiyetleri açıklanır.
- Fecr Sûresi — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. Sâlih'in devesi mucizesi ve Semûd kavminin inkârcılığı gibi temel kıssa detaylarını içerir.
- Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003) — Terzibaba - Necdet Ardıç: Sâlih amelin Akl-ı Küll ve Nefs-i Küll ile olan ilişkisi gibi derin tasavvufî konuları ele alır.
- Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003) — Terzibaba - Necdet Ardıç: Amel-i sâlih kavramının farklı boyutlarını ve ibadetin hallerini açıklar.
- Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001) — Terzibaba - Necdet Ardıç: "Esselamu Aleyna veala ibadillahissalihin" duasının tasavvufî anlamı ve sâlih kulların konumu üzerine sohbetler bulunur.
Değerlendirme
Hz. Sâlih (a.s.), Terzibaba Hazretleri'nin öğretisinde yalnızca geçmiş bir peygamber kıssası olmaktan öte, sâlikin her an yüzleştiği nefsî imtihanların ve ilâhî açılımların bir sembolüdür. Onun kıssası, Hakk'ın mucizelerine karşı körleşen inkârcılığın acı sonunu hatırlatırken, aynı zamanda sabırla ve sâlih amelle Hakk'a yönelenlerin nasıl ilâhî ihsanlara mazhar olduğunu gösterir. Hz. Sâlih, bizlere Hikmet-i Fütûhiyye ile gönül kapılarımızı Hakk'a açmanın ve bu açılımların kıymetini bilmenin önemini fısıldar. Bu yönüyle, Terzibaba geleneğinde sâlikin yolculuğunda önemli bir menzil ve rehberdir. Onun izinden gitmek, ilâhî fütûhâtı idrak etme yolunda bir adım atmaktır.