Rızâ
✓ OnaylıRızâ (الرضا), tasavvuf hâl ve makamlarının **zirve mertebesi**dir. Sözlük anlamı "razı olma, hoşnut olma"dır.
Tanım
Rızâ (الرضا), tasavvuf hâl ve makamlarının zirve mertebesidir. Sözlük anlamı "razı olma, hoşnut olma"dır. Sufî ıstılâhında ise kulun Allah'tan gelen her şeye — hayır ve şer ayrımı yapmaksızın — gönülden razı olmasıdır. Sabırdan üst, tevekkülden ileri, fenâ'dan önceki son durak.
Karşılıklı Rızâ: "Râdıyetün Marziyye"
Kur'ân, rızânın eşsiz bir boyutunu gösterir: "İrciî ilâ rabbiki râdıyeten marziyye" — "Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabb'ine dön" (Fecr 89/28).
Sabır ile Farkı
Sabır ile rızâyı birbirinden ayıran ince bir çizgi vardır:
- Sabır: Acıyı tahammül etmek; içte sızı vardır ama dışa vurulmaz.
- Rızâ: Acıyı acı olarak hissetmemek; gelen her şeyi cemâlin tecellîsi olarak görmek.
Üç Mertebeli Rızâ
Mutasavvıflar rızâyı üç mertebeye ayırır:
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“...[Allah onlardan râzı oldu.] âyet-i kerîmesi mûcibince dahi “rızâ” ile vasfetti. Gazab ve rızânın sırr-ı kader ilmine taallukunun sırrı budur ki: Gazab-ı ilâhî, bir şeyin kemâl ve saâdete adem-i kābiliyyet...”
Sayfa 16

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...eye gazab etse bu sıfat-ı gazab, o kimse hakkındaki sıfat-ı rızâyı izâle eder. Yani daha evvel bir şey hakkında rıza gösterdi, razı oldu, ama bir şey hakkında da razı olmadı, gazap etti, işte gazap etse b...”
Sayfa 248

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...vgayı severdi, dedi ki bu geldi bana bir soru sordu: "Küfre rızâ, küfürdür" nüktesini, bu hadîs-i şerifi Peygamber (a.s.) buyurdu, halbuki onun kelâmı delildir.”
Sayfa 182
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- الرضا
- domain
- tasavvuf
- related_to
- sabir,tevekkul,sukur,teslim