Verâ'
✓ OnaylıŞüpheliden sakınma; takvânın önündeki basamak.
Bizim yolumuzda, hakikat yolculuğuna niyet etmiş sâlikin azık torbasına ilk koyduğu, belki de en kıymetli gıdasıdır verâ'. O, sadece bir ahlâk kuralı, bir yasaklar listesi değildir. Verâ', kalbi Hakk’tan gayrısına, yani masivaya karşı uyanık tutma sanatıdır. Bir bahçıvanın, eşsiz bir gül fidanını zararlı otlardan, haşerattan, yakıcı güneşten korumak için gösterdiği titizlik ne ise, sâlikin kalbini şüphelerin, vesveselerin ve dünyevî alâkaların tozundan korumak için gösterdiği ihtimam da odur. Bu sakınma hali, bir korkudan değil, derin bir muhabbetten ve hürmetten doğar. Sevdiğinin nazargâhı olan kalbi, O’na layık olmayan hiçbir şeyle kirletmeme edebidir. Bu yüzden verâ', tasavvuf yolunun kapısı, bu yolda atılacak her adımın sağlam basılmasını temin eden temel direğidir. O olmadan ne zikir kalbe iner, ne de tefekkür hakikate perdesini aralar.
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Ahmet Avni Konuk
20x“Bu çekiş ve itiş cebir ve ihtiyardır. Yârin cezbi bu ikisinin ötesinden geldi. Ey aşk yolunun sâliki, Hak yolundaki tembelliğin ile evvelce ruhunu zayıflatmış iken şimdi semirtmek derdindesin ve kendini zühd (dünya nimetlerinden el çekme) ve takva (Allah'tan korkma) ile süslemek ihtiyarına düştün.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10

Ahmet Avni Konuk
16x“) yukarıda zikrolunan âyet-i kerîmede beyân buyrulduğu üzere dört kuşu öldürmüş idi. Sen dahi verâsetin hasebiyle vaktin Halîl'isin. Beşerin Hakk'a giden yolunu vurucu olan bu dört kuşu, ya'ni bu dört kötü sıfatları öldür ve izâle et!” 32. Zîra bunlardan her bir kuş karga gibi akıllerin akıllarının gözünü çekicidir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9

Ahmet Avni Konuk
10x“rûh kuşlarını avlamakta doğan kuşu gibi avcı olan rûh-ı kâmili uçur. Hak yolu sâliklerinin güvercin gibi olan rûhunu tut ve avla! Da'vet yolunda Nûh (a.s.)ın sözlerini ve nasîhatlerini dinlememek sûretiyle halk o hazrete ezâ ve cefâ etmişler idi.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“) üzerinde kendisi (Elif, Lâm, Mîm) hakîkâti ile İnsân-ı kâmilin zuhur mahalli, açığa çıkarıcısı olduğu gibi, Îsevîyyet mertebesinin İnsân-ı kâmilinin rumuzlarından olan (Kâf, Hâ, Yâ, Ayın, Sâd) Hz. Peygamber (s.a.v) den onlara verâseten verildiğinden ve Hz. Âlî (k.a.v) efendimiz de bunu idrâk ettiğinden dolayı şeksiz ve şüphesiz “Ey Kâf, Hâ, Yâ, Ayın, Sâd beni bağışla“ diyor.”
Meryem Sûresi

Ahmed Avni Konuk
5x“" "Sen marifet (Allah'ı bilme) ve hikmetin beyanında, bütün halkın akıllarının üstündesin. Bir marifet ve hikmet güneşisin; niçin böyle delilik perdesi arkasına gizlenmişsin?" "Sen beyân-ı ma'rifet ve hikmette, bilcümle halkın akıllarının üstündesin. Bir ma'rifet ve hikmet güneşisin; niçin böyle delilik perdesi arkasına gizlenmişsin?”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
5x“Hâtem-i evliyânın bu emr-i ilâhîyi bu zikrolunan sıfat üzere görmesi lâ- zımdır; ve emr-i ilâhînin his ve aklın verâsında bulunan nûr-i îmân ile sırda ve cihet-i bâtında Allah'dan ahzı "altın kerpiç” mevziidir; ve hâtem-i evliyâ emr-i ilâhîyi kendi bâtınından aldığı gibi, resûle getirdiği vahy-i ilâhîyi de melek oradan alır. Binâenaleyh Cibrîl (a.s.) Hâtem-i enbiyâ (s.a.”
Kelime-i Şîsiyye

Ahmed Avni Konuk
5x“Bu araştırmanın elfâz ile ta'rîfâtını ben bilmiyorum. Ey sâmi'! Sen biliyor isen ve ta'rîf edebilir isen, söyle de dinleyelim. Zîrâ bu zevk-ı azîm idi; zevkî ve vicdânî olan şeylerin elfâz ile ta'rîfi mümkin değildir. 2249. Bir hâl ü kāl ki, hâl ve kalin verâsındadır; Zü'l-Celal'in Cemâl'inden gark olmuş.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2

Ahmed Avni Konuk
4x“Binâenaleyh "sırr"ına hitâb olunan sözlerin esrârı kalb gözüyle de görünür idi. Binâenaleyh Hz. Mûsâ'nın vücûd-ı şerîfinde görmeyi ve söylemeyi birbirine karıştırdılar. 1760. Ne kadar bî-hod oldu ve ne kadar kendine geldi; ne kadar ezelden ebed [1774] tarafına uçtu!”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Ahmed Avni Konuk
4x“Gemide, ayağı çek ve akıcı olarak yürü! Canın ma'şûku tarafına akıcı ruh gibi. Hakikat şehrine yolculukta gemi hükmünde olan insân-ı kâmilin (Hakk'ın tüm isimlerine mazhar olan olgun insan) koruması ve himayesinde akıcı olarak ayağını çek, ilerlemek için oraya buraya başvurmaktan vazgeç!”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Fakîrin emri senin anlayışının verâsındadır; fakîr tarafına zayıf zayıf nazar etme! Fakîr-i hakîkînin bir emr-i ma’nevîsi vardır ki, o emir senin fehminin fevkindedir, görüp anlayamazsın. Binâenaleyh ona nazar-ı hakaret ve istihzâ ile bakma! [43] ------------ Ehlullah şöyle buyurmuştur, “Fakr tamam olunca, O Allah (cc.”
Haşr Sûresi

Ahmet Avni Konuk
3x“O ârif (Allah'ı bilen kişi), bedenin beş duyusunun verdiği hükümlerden ve şekiller âleminin altı yönünün dar alanından kurtulmuş ve onun temiz ruhu bu belirlenmiş varlıklar âleminin üstüne çıkmıştır. Bu sebeple ey Hakk Yolcusu! Seni bunların hepsinin ötesinden ve arkasından haberdar etti ve sana mana âlemine ait birçok bilgi verdi. O ârif, cismin havâss-i hamsesinin verdiği hükümlerden ve âlem-i sûretin altı...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“---------------- Âyet 7 فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَاءَ ذٰلِكَ فَاُولٰئِكَ هُمُ الْعَادُونَ ~ ~ ~ Femenibteğâ verâe zâlike feulâike humul âdûn. Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır. ------------------- " Âdûn " ( Haddi aşanlar ): Hudûdu, yani Hakk'ın belirlediği yukarıda belirtilen sınırları aşanlardır.”
Mü'minûn Sûresi

Ahmed Avni Konuk
3x“وهو الشيخ قدوة العارفين و امام الهدى و اليقين مغيث الورى امين القلوب والنهي "Kudve" ken- disine uyulan ve tâbi' olunan kimse; "mugîs" yardımcı; "verâ", mahlûkāt; "nühâ" akıl ma'nâsına olan "nühye" nin cem'idir. Ya'ni "Bu Mesnevî' nin nazmını isteyen o şeyh, âriflerin muktedâsıdır ve hidâyet ve yakînin imâmı- dır; ve mahlûkātın ve rûhlarının ve akıllarının yardımcısıdır; kalblerin ve akıl- ların emînidir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1

Ahmet Avni Konuk
3x“Halbuki ilahi katında makbul olan, Bakara Suresi 2. ayet gereğince "Gayba iman edenler" ayet-i kerimesi mucibince gaybî imandır. "Verî", "vera" kelimesinin kāide-i Fürs üzere imâle olunmuşudur, "halk" ma'nâsınadır. Bu beyt-i şerifde Ebû Hüreyre hazretlerinden mervî olan من تاب قبل ان تطلع الشمس من مغربها تاب الله عليه Ya'ni, "Kim ki güneşin mağribden tulû'un- dan evvel tövbe ederse, Allâh Teâlâ tövbesini kabûl eder"...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Sarmış, kuşatmış, çevrelemiştir. Kişinin arkası Tûr dağıdır. Hazret-i Mûsâ nasıl “Tûr dağında” Rabbim seni göreyim diye talep etti. Ve “Len terâni” sen beni göremezsin hitabı geldi. Bu mertebenin peygamberi dahi göremezken. Bu ihatayı kişinin arkası (nefis dağı) en güçlü yeridir.”
Bürûc Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“” مِنْ وَرَائِهِ جَهَنَّمُ وَيُسْقَى مِنْ مَاءٍ صَدِيدٍ (16) (Min verâihî cehennemu ve yuskâ min mâin sadîd.) “Ardından da Cehennem vardır, orada kendisine irinli su içirilecektir.” يَتَجَرعُهُ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُ وَيَأْتِيهِ الْمَوْتُ منْ كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٌ وَمِن وَرَائِه عَذَابٌ غَلِيظٌ (17) (Yetecerreuhu ve lâ yekâdu yusîguhu ve ye’tîhil mevtu min kulli mekânin ve mâ huve bi meyyitin, ve min...”
İbrâhîm Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Günümüzde ise, ehli beyt’in şerefli soyu târikât-ı Âliyyenin “Terzi Baba” damarları ile, çok farklı bölgelerde kol salmış durumdadır. Bir hadisi şerifte “ Size nimetlerinden yedirip içirdiği için Allahı seviniz. Beni Allahın muhabbeti sebebiyle seviniz. Ehli Beytimi de benim onlara sevgim için seviniz.” Tirmizi Rasûlüllah (s.a.”
Terzi Baba (Cilt 2)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub’u. Elmalılı Hamdi Yazır Meali: 11.71- Haremi dinliyordu, bunu duyunca güldü, bunun üzerine ona İshak’ı müjdeledik, İshak’ın arkasından da Yakub’u ---------------------- Melekler ikinci gayb haberini de söylediler.”
Hûd Sûresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“el-Hatîm mızrağının vuruşunu vasfederken dedi: "Ben mızrak ile avucumu kavî ve şedîd ettim, düşmana sapladım. Mızrağın yarığını genişlettim. Diğer tarafta ayakta duran kimse, mızrağın verâsını görür.” O da Lût (a.s.)dan naklen Allah Teâlâ'nın لَوْ أَنَّ لِي بِكُمْ قُوَّةً أَوْ آوِي إِلَى رُكْنٍ شَدِيدٍ (Hûd, 11/80) ya'ni “Eğer benim size kuvvetim olaydı, veyâhud rükn-i şedîde ilticâ edeydim!”
Kelime-i Lûtiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“********* Gider gâh mescide gâh ta kilisiye; Gider gâh cehenneme gâh ta cennete. Bâzen de daha yukarı olur yedi âsumândan; Bulamaz bâzen de “bir”i bir dünyâdan. Verâ ile zühde oldu bâzen rağbet edici; Bâzen de şarâb, mum ve cânânı isteyici. ********* Seyri sülûk yolunun başlarında ikilik üzere yapılan sakınmalar aynı şekilde bir ömür boyu yapılsa bir neticeye varmaz çünkü isnad yeri eksiktir ancak belirli bir süre...”
Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“...mû- hunne metâan fes’elûhunne min verâi hıcâbin, zâlikum atharu li kulûbikum ve kulûbihinne, ve mâ kâne lekum en tu’zû resûlallâhi ve lâ en tenkihû ezvâcehu min ba’dihî ebedâ(ebeden), inne zâlikum kâne indallâhi azîmâ.”
Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)

Ahmet Avni Konuk
2x“)Mesnevî-i Şerîf’inde buyurur: ندر آنق و نحس نبودحتركهنخترىز ورنندختر ين هفت آسمان مشتهرغيرن در آسمانهاى دگرساير Tercüme: “Yıldızların verâsında yıldızlar vardır ki, onlarda ihtirâk ve nahs olmaz; onlar başka âsumânlarda seyrederler; bu meşhûr olan yedi âsumânın gayrı olarak.” 31 Ve kezâ Ebu’l-Alemeyn Seyyid Ahmed er-Rifâî (r.a.) buyururlar ki: “Âfitâb-ı ziyâdâr bu füshat-serây-ı âlem-i bâlâda yuvarlanan bir...”
TB. Fusûs Mukaddimesi

Ahmet Avni Konuk
2x“Beyit: نیچه كنم قدر ِ خود نميدنیى دو جهتو بقيمت ور Tercüme: “Sen kıymetçe iki cihânın verâsındasın. Ne yapayım ki kendi kadrini bilmiyorsun.” 611 VeRisâle-i Gavsiyye’de buyurulur:ن ُ سَــرِّي وَأنَــإ ِنْسَــالأعْظَــمِ،الْغَــوْث َل َ لِــي يَــقَــ لْيَــوْم َ إِلَّا لِــيس ِ لَا مُلْــك َأنْفَــالْل َ فِــي كُل ِّ نَفَــس ٍ مِــنن ُ مَنْزِلَتَــه ُ عِنْــدِي لَقَــإ ِنْسَــالسِــرُّه ُ وَلَــو ْ عَــرَف َya’ni َ...”
TB. Kelime-i Mûseviyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Şu hâlde verâseten resûllere lâhik oldu. Binâenaleyh Allah'ın resûllerinin nâtık olduğu şeyle nâtık oldu. اللَّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُ (En'âm, 6/124) ya'ni “Allah risâletini nerede kılacağını pek a'lâ bilir.”
Kelime-i İlyâsiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Demek ki onlar için teşrî'de verâseti ibkā etti. Binâenaleyh الْعُلَمَاءُ وَرَثَةُ الْأَنْبِيَاءِ ]Alimler nebîlerin vârisleridir.] dedi; ve onlar için bunda, ancak ahkâmdan ictihâd ettikleri ve onu teșrî' eyledikleri şeyde mîras vardır.”
Kelime-i Üzeyriyye

Ahmed Avni Konuk
2x“" Bu öküzün şeriat açısından mülkiyet sebeplerini göster; sana kim bağışladı? Satın mı aldın, sana miras yoluyla mı geçti, ispat et! Çünkü bir kimse, bir yerden mahsul kaldırmaya teşebbüs ettiği zaman, ekinci misin diye sorarlar.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ancak bu sâhaya nefsin’den câhil olan ve Akl-ı küll ve “Hakîkat-i Muhammediyeyi” idrâk ve anlayan kişiler geçebilir. Nasıl ki Cebrâil (مِراج) mi’rac’a çıkarken “ben bundan öteye geçe- mem yanarım, dediğinde Rasûlüllah (s.a.v) Efendimiz yanarsam ben yanayım” demişti. Mevlânâ Hazretleri de bu hakîkatı ifâde ederken “Mustafa’nın koltuğu altında başka bir elbise vardı.”
Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)

Ahmet Avni Konuk
“Yani, o insân-ı kâmilin ruhanîyet denizinde köpüklük ve cismaniyet hâlinde bazen cismaniyetin üstün gelmesi ve bazen ruhanîyetinin üstün gelmesi halleri oldu. Fakat şimdi cismaniyet ortadan kalktı ve çekilme de bitti; ve yükselme ve ruhanîyet hâlinin üstün gelmesi bâkî kaldı. Nasıl ki Hz. Mevlânâ efendimiz son hastalıklarında buyurdu ki: "Benim vefatımdan kederlenmeyiniz.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin.”
Ahzâb Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“[21] --------------- إِنَّ الَّذِينَ يُنَادُونَكَ مِن وَرَاء الْحُجُرَاتِ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ {الحجرات/4} (49/4) “İnne-llezîne yunâdûneke min verâ-i-lhucurâti ekseruhum lâ ya’kilûn(e)” (49/4) (Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir. --------------- HÜCRE, etrafı çevrilerek içine girilmekten men olunan toprak parçasıdır. Hucurât'tan maksat, Peygamber (s.”
Hucurât Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah’ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.”
En'âm Sûresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“اَللَّهُ اَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُ (En'âm, 6/124) Ya'nî "Allah risâletîni nerede kılacağını pek a'lâ bilir." İmdi اَللَّهُ اَعْلَمُ müveccehtir. Onun için “Rasulullahi” a haberiyyetle bir vecih vardır. Ve اَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُ ya ibtidâ ile bir vecih vardır; ve iki vechin ikisi de bunda hakikattir.”
TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Fakîr-i hakîkînin bir emr-i ma’nevîsi vardır ki, o emir senin fehminin fevkindedir, görüp anlayamazsın. Binâenaleyh ona nazar-ı hakaret ve istihzâ ile bakma! [43] ------------ Ehlullah şöyle buyurmuştur, “Fakr tamam olunca, O Allah (cc.)’tır.” İşte Efendimiz (s.a.v.) böyle bir fakr anlayışı ile bizlere fakr-Allah (c.”
Zekât ve İnfâk

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bir gün Davut (a.s.) -Ya Rabbi bana izin verde senin için bir beyt yapayım diye niyaz ediyor. Sana ibadet etsinler diye büyük bir beyt yapayım. Beytül makdis’in yapılmasının kendisine verilmesini istiyor. Cevap; -Ya Davud senin elin kana bulandı.”
Neml Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“----------------- Meâlen: 1 - ve beşer için ona Allah konuşması ancak vâhyen olmuştur 2 - veya hicab ( perde) arkasından 3 - veyahut resül irsal ederek 4 - kendi izniyle dilediğini vâhy ettirmesi ile kesin, şüphe yok ki, O, pek yücedir, çok hikmet sahibi-dir . --------------- Özet yorum : Yukarıda geçen âyet-i kerimedeki ifadelerden Allah’ın, Oyüce zâtın insâna ne kadar yakın ve kelâmına muhatap ol-duğunu üç şekilde...”
Şûrâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu beyt-i şerifde Ebû Hüreyre hazretlerinden rivayet olan, “Kim ki güneşin batıdan doğuşundan evvel tövbe ederse, Allâh Teâlâ tövbesini kabûl eder” hadîs-i şerîfine işâret buyurulur. Bu hadîs-i şerifin âfâkî ve enfüsî ma’nâları vardır.”
Kıyâmet Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“********* ان هؤلاء يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَاءَ هُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا (İnne hâulâi yuhıbbûnel âcilete ve yezerûne verâehum yevmen sekîlâ. ) (76/27) “İşte onlar, muhakkak ki çabuk geçen (dünyâ hayatını) seviyorlar. Zor, çetin günü arkalarına atıyorlar (umursamıyorlar).” ********* Bilindiği gibi dünya hayatı çok uzun bir zaman değildir, ancak insanlar çok sık olarak buradan giden yolcuları gördükleri...”
İnsan Sûresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Mızrağın yarığını genişlettim. Diğer tarafta ayakta duran kimse, mızrağın verâsını görür." O da Lût (a.s.)dan naklen Allah Teâlâ'nın (Hûd, 11/80) قَالَ لَوْ اَنَّ لِى بِكُمْ قُوَّةً اَوْ اَوِۤى اِلَى رُكْنٍ شَدِيدٍ ya'nî "Eğer benim size kuvvetim olaydı, veyahut rükn-i şedide iltica edeydim" kavlidir.”
TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Şu hakîkat malûm olsun ki, bâlâda birçok mahallerde dahi îzâh olunduğu üzere, kisve-i taayyüne bürünen vücûd-ı vâhid-i Hak'tan gayrısı değildir. Bu taayyün dediğimiz perde, müteayyin olan vücûd-ı Hak üzere isti'lâ edip onu setreder.”
Kelime-i Âdemiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Aksi halde suretler ayrı, ma’nâlar ayrı, Allah ayrı, kullar ayrı, kesret-kesret, kesret içre kesret olur. Ondan sonra ancak lisanen tevhîd ederiz, ama ilmen, fikren kesinlikle tevhîd edemeyiz. Söz ile söylediklerimizin bâtında yaşantısıyla birlikte tatbikatı olursa, o din gerçek din olur.”
Tasavvuf Izâhları

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Her iki sayının da rakamlarının toplamı (1+7=8)’dir ki İbrâhîmiyet mertebesinin sayısal değeridir. İshâk (a.s.)’ın hem cismen hem de mânen oraya bağlı olduğuna işâret eder. Kur’ân-ı Kerîm’de İshâk (a.s.)’ın İbrâhîm (a.”
Hicr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“------------------- Âyet 9-10 وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـًٔاۨ اتَّخَذَهَا هُزُوًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌۜ مِنْ وَرَٓائِهِمْ جَهَنَّمُۚ وَلَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ مَا كَسَبُوا شَيْـًٔا وَلَا مَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۜ (45-9-10) Ve-iżâ ‘alime min âyâtinâ şey-en(i)tteḣażehâ huzuvâ ulâ-ike lehum ‘ażâbun muhîn. Min verâ-ihim cehennem velâ yuġnî ‘anhum mâ...”
Câsiye Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“T.B. ---------------------- ----- 84 - İnşikak Suresi - Ayet 11 ----- (٨٤.١١) ~~84.11~ فَسَوْفَ يَدْعُوا ثُبُورًا ~ ~ ~ Kuranı Kerim Türkçe okunuş: 84.11 - Fesevfe yed'û subûrâ. Diyanet Meali: 84.11 - (11-12) "Helâk!”
Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Şimdi onları anlatıyor: وَرَاوَدَتْهُ الَّتِي هُوَ فِي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِهِ وَغَلَّقَتِ الأَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ قَالَ مَعَاذَ اللَّهِ إِنَّهُ رَبِّي أَحْسَنَ مَثْوًى إِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ (Verâ vedet hülletî hüve fî beytihe an nefsihi ve gallekatil ebvabe ve kâlet heyte leke kâle maazallahi innehü rabb-î ahsene mesvâye innehü lâ yufli,hüzzâlimîne.”
Yûsuf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“" Onlara: "Arkanıza dönün de nur arayın!" denilir. Aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet, dışında da azap vardır. ---------------- Yolumuza Mesnevi-i Şerif beyitleri ile devam edelim. Ateş, perdeden dolayı göz bağıdır; bu gayb cebinden, baş çıkarmış rahmettir.”
Hadîd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yani siz kendinizden habersiz gaflet halinde yaşarken “ verâsetü-l enbiyâ” olan “Kâmil insan” eliyle daha bu dünyada iken sizlere sizi bildirip tanıttık kendi hakikatinizi bildirdik, ve ikinci doğumla sizi tekrar ruhâni hayata getirdik döndürdük.”
Sebe' Sûresi
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- الورع
- domain
- tasavvuf
- related_to
- takva,zuhd,tevbe,ihlas