Dâvûd-ı nebî (a.s.)ın öküzün arzûsundan vazgeç diye hükmetmesi ve öküz sahibinin Dâvûd (a.s.) üzerine teşnî'i
1. bölüm / 81 · 273 kelime · ~2 dk okuma
2410. Dâvûd ona dedi: "Sus, git bu müslümanı bırak, öküzün cihetinden helale mahsûs kıl!"
"Hill", kesr ile ve teşdîd ile "helâl" ma'nâsınadır. "Be-hill" kelimesindeki "ba" tahsîs içindir. Ya'ni "Dâvûd (a.s.) öküz sahibine dedi: "İkinizi de dinledim ve bu işin sırrına vakıf oldum. Sus, bu müslümânın yakasını bırak ve öküz cihetinden olan malını onun hakkında helâle tahsîs et!"
2411. “Ey civân mâdemki Huda senin üzerinde setr etti, git sükût et Settârlığının hakkını bil!"
“Ey delikanlı, mâdemki Hak Teâlâ hazretleri senin yapmış olduğun günahları, senin üzerinde setr etti ve ızhâr edip halk nazarında seni rezîl ve rüsvây etmedi, bâri sen de git Hakk'ın bu settârlığının hakkını ve şükrünü îfâ için sükût et ve öküz mes'elesinden dolayı lisân-ı şenâati uzatma!”
2412. Dedi: "Vâveyla! Bu ne hükümdür, ne adldir! Benim için yeni şerîat mi koymak istersin?"
“Vâveylâ” ve “vâveylî” hüzün ve tehassür ifade eden "eyvâh" "yazık ba- na!" gibi nidâdır. Dâvûd (a.s.)ın bu hükmünden sonra, öküz sahibi bağırıp dedi: "Yâ nebiyallah eyvah! Bu nasıl hükümdür ve nasıl adâlettir? Benim için yeni şerîat mı koymak istiyorsun?"
2413. "Senin adlinin sadası öyle gitmiştir ki, yer ve gök muattar oldu."
2414. "Kör köpekler üzerine bu sitem vâki' olmadı; bu taaddîden taş ve dağ harâretle yarıldı."
2415. Melâya böyle "Es-sala zulüm vaktidir, es-sala!" diye teşni' vururdu.
"es-Sala" bir işe hazır olmak için edilen nidâdır. Meselâ "Taâma, namaza hazır olun!" denecek yerde "Taâma salâ, namaza salā!" diye nidâ olunur. “Mela”, halk ve cemâat ma'nâsınadır. Öküzün sâhibi Dâvûd (a.s.)ın bu hükmünü zem ve takbîh edip halka hitâben "Ey ahâlî! Zulüm vakti geldi, zulme hazır olun!" diye bağırır idi.