10. Halka
Muhammed Bekrî
Muhammed Bekrî, Kudüs doğumlu bir velî ve irşad önderiydi; anne tarafından Hz. Ebû Bekir soyundan geldiği için "Bekrî" nisbesiyle anılmıştır. Uşşâkiyye silsilesinin onuncu halkası olup Şeyh Muhammed Dîneveri'den terbiye görerek icazet almış ve on yıl süren irşad faaliyetiyle büyük kitleleri etkilemiştir. H. 400 (M. 1009) yılında Kudüs'te vefat etmiştir.
Muhammed Bekrî
Hakk'ı aşkla zikredenlerin pîri, riyâzet ehlinin tâcı, velilerin rehberi Muhammed Bekrî Kudüs'te doğdu. Anne tarafından Hazreti Ebû Bekir'in neslinden olduğu için "Bekrî" nisbesiyle anılmıştır. Gençliğinde akrabalarından olan Şeyh Muhammed Dîneveri ile tanıştı ve onunla birlikte hacca gitti. Bu seyahat onu daha da yakından tanımasına vesile oldu. Hac dönüşü şeyhe biat ederek terbiyesi altına girdi. Dergâhta riyâzet, mücâhede ve hizmetle geçen uzun bir süreden sonra mürşidi tarafından kendisine icazet verildi ve insanları irşad etmesi için görevlendirildi. On yıl süren bu irşad faaliyetinin ardından halkın teveccühünü kazandı ve büyük kalabalıkların akın akın dergâha gelip manevî yola yönelmelerine vesile oldu.
Rivayet edildiğine göre bir keresinde vaaz ederken "İlim meclisleri o derece yüce meclislerdir ki bunlara katılanlar affedilenler zümresinden olurlar. Hatta kâfir ise müslüman, münkir ise mümin olur" dedi. Ardından cemaat arasında birisine seslenerek "Ey filan kişi, bu mutluluktan kendini mahrum etme. Dünyadan küfür ve günahla gitme. Çünkü sen de bu meclise dâhilsin. İslâm'a girip izzete kavuşma zamanın gelmedi mi?" diye seslenince birisi ayağa kalkarak şehadet getirip müslüman oldu. Sohbetin bitiminde şeyhe biat ederek hizmetine girdi.
Ömrünün sonlarına doğru hacca giden Muhammed Bekrî vazifesini ifa ettikten sonra Medine'ye geldi. Arzusu bu şehirde vefat edip Bakî kabristanına gömülerek Resûlullah'a komşu olmaktı. Ravza-i Mutahhara'da ziyareti esnasında "Ya Rabbi, bu sene huzuruna varmayı dilerim, lutfeyle" diye dua edince gâibten "Doğduğun yere Kudüs'e dön, kabrin orada olacaktır" sesini işitti. Bunun üzerine Kudüs'e döndü ve burada 400 (1009) yılında vefat etti.
Kaynak: Silsile-i Uşşâkiyye — Prof. Dr. Abdurrezzak Tek, Bursa Akademi 2021