45. Halka
Muhammed Tevfik
Muhammed Tevfik Efendi, Nazilli doğumlu bir Uşşâkî şeyhi olup zahir ve bâtın ilimlerini babasının gözetiminde tamamlamış, uzun yıllar hem müftülük hem de şeyhlik görevini bir arada yürütmüştür. 1864 yılındaki vefatına dek halkı irşad etmiş; silsilede tarikatı Ömer Hulûsî Efendi vasıtasıyla devam etmiştir.
Muhammed Tevfik Efendi
Zâhir ve bâtın ilimlerin mazharı, sâliklerin mürebbisi, tevhid şehrinin sultanı ve manevî nurların kaynağı olan Muhammed Tevfik Efendi, Nazilli'de doğdu. Dini ilimleri ve seyrü sülûkunu babası Ali Gâlib Vasfî Efendi'nin gözetiminde ikmâl etti. Babasının vefatından sonra yerine Nazilli müftüsü oldu ve aynı zamanda uzun yıllar Uşşâkî şeyhliği yaparak 1280'deki (1864) vefatına kadar halkı irşad etti. Kabri Muhammed Zühdî Efendi'nin yanında Yeşil Türbe'dedir. Muhammed Tevfik Efendi'nin bilinen iki halifesinden ilki Ömer Hulûsî Efendi, diğeri de Bozdoğanlı Mustafa Fethi Baba'dır. Tarikat Ömer Hulûsî ile devam etmiştir.
Mustafa Fethi Baba'nın şeyhe intisabı ile ilgili şöyle bir olay anlatılmaktadır: Nakşibendiyye'nin Hâlidiyye koluna bağlı bir şeyhten terbiye gören Fethi Baba'ya bir gece mana âleminde "Nazilli'ye git ve orada abdest al" diye emir verilir ve bu rüya üç defa tekrar eder. Bunun üzerine yayan olarak Nazilli'ye gelir ve Muhammed Tevfik Efendi'yle buluşur. Geliş sebebini anlatır. Muhammed Tevfik Efendi "Evladım ilminiz var, hilâfetiniz var, tekrar intisaba hacet yoktur" dese de Fethi Baba ısrar eder. "Öyle ise yeniden bir abdest al, gel" diye emir buyurur. Böylece rüyanın sırrı ortaya çıkar.
Nutk-ı Şeriflerinden
Anladım hikmet neden olmaz gönül gamdan beri
Tâlib-i hüzn olmak ister nâr-ı aşka müşterî
Derd ile gamdan safâdan gönlümün pervâsı yok
Sanki iklim-i belânın Hüsrev ü İskender'i
Âh u vâhı âdet etmiş rûz u şeb eyler figân
Kendini hüzne safâ sanmış bu gam hâhişgeri
Neşve-i câm-ı Cem olsa istemez gönlüm yine
Külbe-i ahzâna vâsıl olduğu günden beri
Şâh-ı aşkın dest-i feyzinden kadeh nûş eyledim
Öyle mest oldum ki çeşmim görmüyor hiçbir şeyi
Ağlayıp yanmak sezâdır kalb-i sevdâ-hâhıma
Çünkü oldu merhametsiz bir perinin çâkeri
Görseler erbâb-ı vicdân merhamet eyler bana
Sîne-i hüznümde açtı yara sevdâ hançeri
Olmasın aslâ mükedder hâtırın Tevfîk-i zâr
Vâdi-i zulmâta düşmüşün Hızır'dır rehberi
Kaynak: Silsile-i Uşşâkiyye — Prof. Dr. Abdurrezzak Tek, Bursa Akademi 2021