İçeriğe atla

Kurban nedir?

Kavram TanımıTemel düzey1 görüntülenme2 kaynak
Kısa cevap

Kurban, lügatte "yaklaştıran, takarrüb vasıtası" anlamına gelir ve tasavvufta sâlikin Hakk'a yaklaşmasının simgesidir; kalbin Hak için kesilen bir nefs olduğu mertebenin adıdır. Kur'an-ı Kerim'de Mâide Sûresi 27. ayette Hâbil ve Kâbil kıssasında "kurban takdim ettiklerinde birinden kabul edildi" ifadesi ve Hac Sûresi 37. ayette "Allah'a etleri ve kanları değil, sizden takvâ ulaşır" beyanı, kurbanın hakikatini açıklar. Bu hakikat, hayvan kesiminden ziyade, takvâ ile kalbin ve nefsin Allah'a teslim edilmesidir. Kurban, uzakta olan iki varlığın birbirine yaklaşması manasındaki "kurb" kelimesiyle ilişkilidir; kesilen hayvan, Hakk'a yaklaşma vasıtasıdır, asıl kurban ise kişinin kendi nefsini kurban etme gücünü oluşturmasıdır¹·².

Detaylı cevap

Kurban kavramı tasavvufta üç ana katmanda işlenir. Birinci katman, zâhirî kurbandır; bayram günlerinde, hac sırasında, akîka veya nezir gibi vesilelerle hayvan kesimi şeklinde tezahür eder. Bu, fıkhî şartları belirlenmiş bir ibadettir. Ancak bu kesilen hayvan, Hakk'a yaklaşma vasıtasıdır; asıl kurban değildir¹.

İkinci katman, ahlâkî kurbandır; sâlikin Hak için kıymetli bir şeyini feda etmesidir. Bu, malını, vaktini, makamını veya alıştığı bir lezzeti feda etmeyi içerebilir. Hadîs-i şerifteki "el-yedu'l-ulyâ hayrun mine'l-yedi's-süflâ" (üst el alt elden hayırlıdır) ifadesi, cömertliğin bu kurban yönünü vurgular.

Üçüncü katman, vücudî kurbandır; sâlikin kendi nefsini Hakk'a kurban etmesidir ki bu, fenâ fillâh hâlinin somut bir tezahürüdür. Bu mertebede kurban edilen, bir hayvan değil, sâlikin "vücud iddiâsı"dır. Hz. İbrâhîm ve oğlu İsmâîl kıssası (Sâffât 102-107), bu vücudî kurbanın klasik metnidir; baba ve oğulun rızâ ile teslimiyeti, kurbanın hakikatini gösterir. Kurban Bayramı'nın hakikati, mürşidin dervişlerine nefs-i emmarelerini ve levvame'lerini kurban ettirecek gücü aktarmasıdır. Kesilen koyun, nefs-i levvame'yi temsil eder ve bu, kişiye kendi nefsini kurban etme gücü verir². Kurban kelimesi, Arapça "kurb" yani yakınlaşma manasından gelir; Türkçedeki "yakın" kelimesinin Arapça karşılığı "kurb"dur¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29) · s.127Şimdi bunun birinci sahasına ”İlmel Yakıyn” oradaki “Yakıyn” kelimesi Türkçedeki “Yakın” değildir. bu bir Arapça kelimedir, Türkçedeki “Yakın” ın Arapça’daki kaOku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler CD 18 · s.130Ve işte Kurban bayramının hakikati de O dur ki o hilafet halife denen kişi karşısına gelen dervişlerine nefsini emmaresini, levvamesini kurban ettirecek gücü onOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.