Kul yâ eyyuhâ-nnâsu kad câekumu-lhakku min rabbikum(s) femeni-htedâ fe-innemâ yehtedî linefsih(i)(s) vemen dalle fe-innemâ yadillu ‘aleyhâ(s) vemâ enâ ‘aleykum bivekîl(in)
De ki: "Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur'an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim."
Yûnus Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kul yâ eyyuhâ-nnâsu kad câekumu-lhakku min rabbikum femeni-htedâ fe-innemâ yehtedî linefsih(i) vemen dalle fe-innemâ yadillu aleyhâ vemâ enâ aleykum bivekîl(in)” De ki: “Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim.” (10/108)
Yani sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim. Kim ne yaparsa kendine yapar. Bir âlem bir araya gelse âdem’in kendine ettiğini, edemez demişlerdir.
Hz. Fatıma, henüz süt emmekte olan Hz. Hüseyin hastalandığı için sabaha kadar uyuyamamıştı. Hz. Hüseyin sabaha doğru bir ara uyur gibi olduğunda, Hz. Fatıma bulduğu ilk fırsatta kâinatın sahibine yönelerek sabah namazını kılmıştı. Sonra, Mescid-i Nebevide sabah namazını kıldıran Peygamber Efendimiz, âdeti üzere onun evine gelmişti. Hz. Fatıma’yı uyur vaziyette görünce, onun sabah namazını kılmadığını sandı ve “Ey kızım Fatıma! Babam Peygamber diye güvenme Rabbine karşı kulluk vazifeni yap, Eğer Allah'tan nefsini satın alamazsan vallahi ben bile senin namına hiçbir şey yapamam..."[80] Buyurdular.
وَاتَّبِعْ مَا يُوحَى إِلَيْكَ وَاصْبِرْ حَتَّىَ يَحْكُمَ اللّهُ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِمِينَ {يونس/109}
“Vettebi mâ yûhâ ileyke vasbir hattâ yahkuma(A)llâh(u) vehuve hayru-lhâkimîn(e)”