İçeriğe atla
Yûnus 80Cüz 11 · Sayfa 218

Yûnus Sûresi 80. Âyet

يونس

Sohbete sor

Felemmâ câe-sseharatu kâle lehum mûsâ elkû mâ entum mulkûn(e)

Sihirbazlar gelince Musa onlara, "Atacağınızı atın (hünerinizi ortaya koyun)" dedi.

Yûnus Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Felemmâ câe-sseharatu kâle lehum mûsâ elkû mâ entum mulkûn(e)” Sihirbazlar gelince Mûsâ onlara, “Atacağınızı atın (hünerinizi ortaya koyun)” dedi. (10/80)


Yine yolumuza Tâ-hâ sûresi ile devam edelim;

قَالُوا يَا مُوسَى إِمَّا أَنْ تُلْقِيَ وَإِمَّا أَنْ نَكُونَ

أَوَّلَ مَنْ أَلْقَىٰ

(Kâlû yâ mûsâ immâ en tulkıye ve immâ en nekûne evvele men elkâ.)

(Tâ-Hâ-20/65) “Ya Mûsâ, (asânı) sen mi atarsın yoksa önce atan biz mi olalım?” dediler.”


Ya Mûsâ (asânı-aklını) senmi? Atarsın yoksa! Bizlermi atalım? Dediler.


قَالَ بَلْ أَلْقُوا فَإِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ

إِلَيْهِ مِنْ سِحْرِهِمْ أَنَّهَا تَسْعَى

(Kâle bel elkû, fe izâ hıbâluhum ve ısıyyuhum yuhayyelu ileyhi min sıhrihim ennehâ tes’â.)

(Tâ-Hâ-20/66) “(Mûsâ (a.s.)): “Hayır, (siz) atın!” dedi. Böylece (onları attıkları) zaman onların ipleri ve asâları, kendisine, onların sihirlerinden dolayı “hızla hareket ediyor” gibi göründü.”


O gün madenlerinden civa gibi madenler ile çeşitli sihirbazlık örnekleri göstermişler. Cıva sıcaklığın tesiri ile genişlediğinden, dışarıdan bakanlar hareket ediyor zannettiler. Bilindiği üzere her peygamber kendi döneminde hangi ilim ileri düzeyde ise o ilmin en kemâlli hali ile ortaya çıkmaktadır ki o mevcut ilmin beşer ilmi olduğunu, idrâk ettirerek o ilmin üzerinde, ilâh-î bir ilim olduğunu ortaya koymaktadırlar. Mûsâ (a.s.) döneminde sihirbazlık en ileri düzeyde imiş.


فَأَوْجَسَ فِي نَفْسِهِ خِيفَةً مُوسَىٰ

(Fe evcese fî nefsihî hîfeten mûsâ.)

(Tâ-Hâ-20/67) “Bu sebeple Mûsâ , kendinde bir korku hissetti.”


Düşmanını küçük görme, denir, işte Mûsâ (a.s.)’da karşısında bu kadar çok rakip görünce bir an bu şekilde hissetti. Kendisinde bulunan az da olsa vehim duygusu harekete geçmişti. Bu yüzden biraz tereddüt geçirdi.


قُلْنَا لا تَخَفْ إِنَّكَ أَنْتَ الأَعْلَى

(Kulnâ lâ tehaf inneke entel a’lâ.)

(Tâ-Hâ-20/68) “Korkma! Muhakkak ki sen, sen üstünsün.” dedik.


İşte bu yüzden o anda “bizde” orada olduğumuzdan kelâm sıfatı ile “Korkma! Senin hakikatin bizim hakikatimiz olduğundan “sen, üstünsün.” dedik.


وَالْقِ مَا فِي يَمِينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوا إِنَّمَا

صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ أَتَى

(Ve elkı mâ fî yemînike telkaf mâ sanaû, innemâ sanaû keydu sâhırin, ve lâ yuflihus sâhıru haysu etâ.)

(Tâ-Hâ-20/69) “Ve sağ elindekini (asânı) at, onların yaptığı şeyleri yutacak. Onların yaptıkları sadece sihirbaz hilesidir ve sihirbazlar, nereden gelirse gelsin ler, felâha (kurtuluşa) eremezler.”


Daha evvelce yere attığın gibi gene asânı yere at, Akıl Mûsâsının nûr-u ile onların yaptıkları hayali gösterileri bitki asıllı olan asân, Hakikatinde “Hay” ismini taşıyan bir kemâle erişerek onların nefs-i emmâreleri ile ürettikleri hayallerini gene aynı yoldan ortadan kaldıracaktır. Hangi kaynaktan gelirlerse gelsinler, hilelerle ürettikleri o oyunları ile “felâha-kurtuluşa” eremezler.[64]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)