Femâ âmene limûsâ illâ żurriyyetun min kavmihi ‘alâ ḣavfin min fir'avne vemele-ihim en yeftinehum(c) ve-inne fir'avne le'âlin fî-l-ardi ve-innehu lemine-lmusrifîn(e)
Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba bir kişi idi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.
Yûnus Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Femâ âmene limûsâ illâ zurriyyetun min kavmihi alâ havfin min fir’avne vemele-ihim en yeftinehum ve-inne fir’avne le’âlin fî-l-ardi ve-innehu lemine-lmusrifîn(e)” Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Mûsâ’ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba bir kişi idi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi. (10/83)
Fir’âvn kendisine tabi olmayan eski sihirbazların el ve ayaklarını kendilerine daha büyük azab olması için çapraz olarak yani sağ ayağını kestirirse sol kolunu kestirmiştir. Onun için Mûsâ a.s. kavminin küçük bir kısmı (tarikat) mertebesinin imânı ile iman ettiler. Diğerleri nefsi emmare korkusundan iman etmediler. Firavun, kendisini “ala rab” yüce rab olarak görüyor ve bu ilâhlık iddâsıyla aşırı gidenlerdendi.