İçeriğe atla
Yûnus 88Cüz 11 · Sayfa 218

Yûnus Sûresi 88. Âyet

يونس

Sohbete sor

Vekâle mûsâ rabbenâ inneke âteyte fir'avne ve meleehu zîneten ve emvâlen fî-lhayâti-ddunyâ rabbenâ liyudillû ‘an sebîlik(e)(s) rabbenâ-tmis ‘alâ emvâlihim veşdud ‘alâ kulûbihim felâ yu/minû hattâ yeravû-l'ażâbe-l-elîm(e)

Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler."

Yûnus Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Vekâle mûsâ rabbenâ inneke âteyte fir’avne ve meleehu zîneten ve emvâlen fî-lhayâti-ddunyâ rabbenâ liyudillû an sebîlik(e) rabbenâ-tmis alâ emvâlihim veşdud alâ kulûbihim felâ yu/minû hattâ yeravû-l’azâbe-l-elîm(e)” Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun’a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar Elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler.” (10/88)


Mûsâ a.s. Rububiyet-esmâ mertebesi bizim rabbimiz diyerek, Firavun nefsi emmareye geçici dünya nimet ve zineti verdin. Rububiyet ve esmâ-i ilahiyyeyi nefsi emmare istikametinde mi? Kullansınlar diye. Ey rabbimiz nefsi emmare ile kazandıklarını silip, süpür gönüllerini bağla, darlık var. Onlar “Elim” elem “Elif-Lam-Mim” İnsan-ı kamil den gelen azabı görünceye kadar iman etmezler. Ama bu mertebe görme mertebesi olmadığı için zaten göremezler.