İçeriğe atla
Hûd 1Cüz 11 · Sayfa 221

Hûd Sûresi 1. Âyet

هود

Sohbete sor

Elif-lâm-râ(c) kitâbun uhkimet âyâtuhu śümme fussilet min ledun hakîmin ḣabîr(in)

(1-2) Elif Lam Ra. Bu Kur'an; ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) "Şüphesiz ben size O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

Hûd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

11.1 - Elif lâm râ, kitâbun uhkimet âyâtuhû summe fussılet mil ledun hakîmin habîr.

~ ~ ~
Diyanet Meali:

11.1- (1-2) Elif Lâm Râ. Bu Kur'an; ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) "Şüphesiz ben size O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim." Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

11.1- Elif-Lâm-Râ. Bir hakîmi habîrin ledünnünden âyetleri ihkâm edilmiş sonra da tafsil olunmuş bir Kitab


Elif, lam, ra harfleri huruf-u mukattaa’dır. Harfin çoğulu “huruf” tur.

Mukattaa ise “kesmek, bir şeyi bütününden ayırmak” manasına gelen “kat” kökünden türemiş bir sıfattır. Harfler kelimeyi oluşturur. Burada kendi kimlikleriyle telaffuz edildiklerinden bu adı almışlardır. On dört harf böyle gelmiştir. En çok kullanılanı elif ve lam olmuştur. (İslam Ansiklopedisi) Elif, lam, ra ile başlayan sureler: Yunus, Hud, Yusuf, İbrahim ve Hicr ’dir.

Elif: Ahadiyet mertebesidir. Amaiyyetten ilk çıkan tecelli eliftir. Lam ise lahut yani Uluhiyet alemi olup aslı eliftir. Ra ise Rahmaniyet mertebesine işarettir.

Ayette Hâkim ve Habir esma’ul Hüsna’sı verilmiş. Her iki esma’ul Hüsna bilgiyle ilgilidir.

Peygamberimize inzal olan Kitap, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan tarafındandır.

Hâkim: Hakem esmasıyla arasında fark olsa da hüküm vermek ve hikmetle alakalıdır. Allah vaadinde herhangi bir kuşku olmayan ve fiilinde hiçbir eksikliğin bulunmadığı Hakimdir, Hakemdir. Bir şey bilindikten sonra hükmü verilir. Bu yüzden Hâkim ismi Alim isminden sonra gelir. Allah Hakem ismiyle hükmünü şeriatı aracılığıyla vermiştir. Maliki yevmi-d din olarak hesabını soracaktır. (Alıntı) Habir: Allah, Haberdar olan, Bilendir. El-Alim ismine en yakın olan isimdir. Varlıklardan bilgi sahibi olan, onların hallerinden ve fiillerinden gafil olmayan demektir. Kelimenin mastarı “hıbra” daha çok sınamayla elde edilen bilgidir. Bilgi öncedendir hıbra ise denemeden sonra bilinene ilişir. Yani Habir esması ilmin gerçekleşmesiyle birlikte bir şeyi bilen demektir.

Mesela; “sizi imtihan edeceğiz, ta ki bilelim” ayeti bu tarz bilgiyi anlatır. Fakat Allah’ın bilgisinin kazanılmış olmasından söz ediyoruzdur. Allah el-Alim ismiyle bildiği kullarının davranışlarını ve sözlerini Habir isminin gereği üzere imtihan eder ve onları türlü şekillerle sınar ve böylece onlara delillerini göstermiş olur.

Biliyoruz ki kulların imtihana çekilmesi, onların iddia sahibi olmasından kaynaklanır. Sadreddin Konevi “Nerede iddia bulunursa orada denenme de bulunur.” Bu durumda el-Alim isminin kulla birlikte tahakkuku edip kula gösterilmesi el- Habir ismine işaret eder. Sınanmaya şahitlik edip, bilginin ortaya çıkmasıdır.

Cennetteki ağaca yaklaşma imtihanı el-Habir isminin gerektirdiği bilme tarzıdır. (Alıntı) Ayeti toparlayacak olursak; Hud suresinin ilk ayetinde Hak Taala “Hâkim” isminin tecellisi olarak hükmetmiş ve sonra da Habir isminin zuhuruyla insanlara tafsil-parça parça göstermiş olduğu ayetleri ledün (kendi katından) nünden sunmuştur. N.M.

---------------------- rtfSndPly*11.2*


11- Hud Suresi- Ayet 2

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)