İçeriğe atla
Hûd 13Cüz 12 · Sayfa 223

Hûd Sûresi 13. Âyet

هود

Sohbete sor

Em yekûlûne-fterâh(u)(s) kul fe/tû bi'aşri suverin miślihi mufterayâtin ved'û meni-steta'tum min dûni(A)llâhi in kuntum sâdikîn(e)

Yoksa "onu (Kur'an'ı) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah'tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sure getirin."

Hûd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

~~11.13~
اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰیهُ قُلْ فَاْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِهٖ مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ
~ ~ ~

11.13 - Em yegûlûnefterâh, gul feé'tû biaşri suverim mislihî mufterayâtiv ved'û menistetağtum min dûnillâhi in kuntum sâdigîn.

Diyanet Meali:

11.13- Yoksa "onu (Kur'an'ı) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah'tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sûre getirin." Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

11.13- Yoksa, onu kendi uydurdu mu diyorlar? Öyle ise de! haydin onun gibi uydurma on sure getirin, Allahtan başka gücünüzün yettiğini de çağırın, eğer doğru söylüyorsanız bunu yaparsınız


“Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından uydurulacak bir şey değildir. Bu ancak kendinden önceki ilahi kitapların doğrulaması ve Kitap’ın açıklamasıdır. Onda asla bir şüphe yoktur. Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.” Yunus, 37. Ayet.

Bu bir meydan okuma ayetidir! Kur’an’ı Kerim’de meydan okuma ayetlerine “tehaddi ayetleri” denir. Bu durum karşısında müşrikler aciz durumda kalmışlardır.

C. Hakk burada “10 sure diyor, Bakara suresinde ise “1 sure getirin” buyuruyor. Bütünü değil sadece “10 sure o da olmazsa 1 sure!” Demek gerçekten meydan okumadır.

Kur’an’ın meydan okumasına karşılık mu ’araza yapılmak istenmiştir. Mu ’araza, Arap edebiyatında “nazire” demektir. Bir eserin dil, üslup ve mana yönünden benzerini veya daha üstününü oluşturmak anlamındadır.

Mekkeli müşrikler Kur’an’a mu’ araza yapmak için kırk gün hazırlık yapmışlar ama Hud suresi, 44. Ayetini duydukları zaman vazgeçtikleri rivayet edilir.

Hud/ 44. Ayet: (Sonra) “Ey toprak suyunu yut! Ey gök sen de tut!” denildi. Su çekildi; hüküm yerini buldu, gemi Cudi’nin üzerine oturdu; “Zalimlerin topunun canı cehenneme!” denildi.

İbn’ül Mukaffa, İranlı vali ve emirlerin yanında çalışan geniş ilim sahibi, eşsiz zekâsı, güzel ahlakı ve edebiyatı ile nam salmış biri idi. Başta Arap dili ve edebiyatı olmak üzre Fars, Hint ve Yunan kültürleri hakkında bilgi sahibi idi.

Rivayet edilir ki, İbn’ül Mukaffa Kur’an’a mu’ araza yapmak istemiş; bu amaçla bir kelam nazmetmiş, bölümlere ayırıp sure yapmıştı. Bir gün mektebin önünden geçerken bir çocuğun okuduğu Hud suresi, 44. Ayetini işitince, yazdıklarını yırtmıştır. Ve şöyle söylemiştir:

“Bu beşerin benzerini yapamayacağı şeylerdendir. O, beşer kelamı cinsinden değildir!” demişti.

Bir de bu meydan okuma Hz. Muhammed’in peygamberliği hususunda ispat görevi görür.

İnkâr edenler ilk önce şüphe duyarlar. İnkâr ile şüphe yan yana gider. İster kötü haller olsun isterse iyi haller birbirlerini tetikleyerek gider. İyiden kötüye veya kötüden iyiye geçmek için iç bünyede dönüşüm gerektirir.

----------------------
rtfSndPly*11.14*

11- Hud Suresi- Ayet 14