İçeriğe atla
Hûd 27Cüz 12 · Sayfa 224

Hûd Sûresi 27. Âyet

هود

Sohbete sor

Fekâle-lmeleu-lleżîne keferû min kavmihi mâ nerâke illâ beşeran miślenâ vemâ nerâke-ttebe'ake illâ-lleżîne hum erâżilunâ bâdiye-rra/yi vemâ nerâ lekum ‘aleynâ min fadlin bel nezunnukum kâżibîn(e)

Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en aşağılıklarımızdan ibaret olduğunu görüyoruz. Sizin bize karşı herhangi bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine sizin yalancı kimseler olduğunuzu sanıyoruz" dediler.

Hûd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

~~11.27~
فَقَالَ الْمَلَاُ الَّذٖينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهٖ مَا نَرٰیكَ اِلَّا بَشَرًا مِثْلَنَا وَمَا نَرٰیكَ اتَّبَعَكَ اِلَّا الَّذٖينَ هُمْ اَرَاذِلُنَا بَادِىَ الرَّاْیِ وَمَا نَرٰى لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ بَلْ نَظُنُّكُمْ كَاذِبٖينَ
~ ~ ~

11.27 - Fegâlel meleullezîne keferû min gavmihî mâ nerâke illâ beşeram mislenâ ve mâ nerâket tebeake illellezîne hum erâzilunâ bâdiyer raé'y, ve mâ nerâ lekum aleynâ min fadlim bel nezunnukum kâzibîn.

Diyanet Meali:

11.27- Kavminin inkâr eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en aşağılıklarımızdan ibaret olduğunu görüyoruz. Sizin bize karşı herhangi bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine sizin yalancı kimseler olduğunuzu sanıyoruz" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

11.27- Buna karşı kavminden küfreden cumhur cemaat dediler ki: biz seni ancak bizim gibi bir beşer görüyoruz ve sana tâbi' olanları da ilk nazarda en aşağılıklarımızdan ibaret görüyoruz, sizin bize fazla bir meziyetinizi de görmüyoruz, hatta sizi zannediyoruz ki yalancılarsınız


“Biz seni sadece bizim gibi bir insan olarak görüyoruz.” Böyle demelerinin sebebi, zahiri olmaları, vehimle karışık, hevanın etkisiyle şaşkına dönmüş akıllarının sınırlarının ötesine taşmamalarıdır. Böyle bir akıl; günlük, geçimlik akıldır. Bu gibi kimseler, bir insanın, kendilerinin akıl olarak vardıkları düzeyin ötesine geçebileceğini düşünemezler.

Hatta nübüvvet makamının ne anlama geldiğini de bilmezler…Çünkü peygamberlere inanan kimseler ilk bakışta yoksullardır. Bu da dünya hayatında üstün tutulan mertebeye terstir. Mal, mülk, makam, mevki, evlat…

Çünkü akılları zayıf, dünya geçimini temin edecek şeyleri kazanma hususunda acizlik içindedirler. Akıllarının tüm tasarruf alanı dünyevi geçim yollarını bulmakla sınırlıdır ve bu sınırın ötesine de gidemezler.

Nuh’un tebliğine inananlar ise akıllarını sırf dünya geçimliğinde kullanmazlar. Günümüzde de aklını, fikrini sadece ev, araba, yeme, içme vs üzerinde harcayanlar ilim meclislerinde bulunamazlar. Tabir-i caizse uykuları gelir, ağırlık basar. Konuşacakları meseleler de ayrılmıştır. Araya set çekilmiştir! Biri madde diğeri mana alemidir. Madde aleminde manayı müşahede etmek, mükaşefe ettirilmek için geldik!

Hatta ““Bilakis sizin yalancılar olduğunuzu düşünüyoruz.” demeleri idrak edemediklerini “yok, gerçek dışı” kabul etmelerine sebep olmuştur.

Düşünülemeyen şey, yok hükmündedir!

İnkarcıların en büyük kıyası kendileridir. Peygamber bir insan ise kendileri de insandı.

Niye ona vahiy gelsin? Sorusunun cevabı yoktu. Çünkü çarşı-pazarda dolaşan, yemek yiyen, ihtiyaçları olan böyle bir insanın peygamber olması aklın almayacağı işlerdendi. Onlara göre peygamber: mal, mülk, şöhret vb gibi şeylere fazlasıyla sahip olmalıydı.

Kavmin İleri gelenleri Nuh as’ da fazlalık bulamadıkları hatta daha da aşağı görerek “yalancı”lardan sayması ondan sonraki çağlar boyunca gidecek olan iddialardır.

Aslında her devirde aynı senaryo değişik isimlerle oynanıyor. Ama çağın gereklerine göre. Eşyanın hakikati değişmez. Tekrar gibi gelse de tecellide tekrar yoktur. Hakkın mutlaklığı ve İlahi genişlik tekrara müsaade etmez! Zira aynılık darlık ve sınırlılık demektir. Tasavvuf ehli tekrarlanmış gibi görünen olayların perde arkasını, hakikatini bilmek, görmek ister.

Hadiseler arasında bağını koruyan bir özdeşlik hem de bu bağı koparan fark vardır…bir şey başka bir an’a aynı şekilde geçmez. Ama değişimler (halk ediliş) öyle süreklidir ki bu yenilenme bir devamlılık gibi görünür!

---------------------- rtfSndPly*11.28*

11- Hud Suresi- Ayet 28