Meliki-nnâs(i)
(1-6) De ki: "Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik'ine, insanların İlah'ına sığınırım."
Namaz Sûreleri (Cilt 2)
Terzibaba - Necdet Ardıç
Melikiyyet ef’âl aleminin zuhûr halidir yânî ef’âl âlemini meydana getiren hükümlerin ortaya çıkması için Melik isminin faaliyeti gereklidir. Dünya yaşamında kimin elinde bir malım, dediği şeyi varsa o ona Melik isminin karşılığı olarak gelmiştir. Bu nedenle yönelişimiz bu mülkü verene olmalı ve O’na sığınmalıyız.
Bu beden mülkümüz dahi ona ait olduğundan zaten sığınacak melikiyyet yönünden de başka bir yönümüz olmadığından, İnsanların meliki olan “malikel mülk”e
sığınmaktan başka çaremizde yoktur.
Zahiren insan görünümünde olan ancak batınen içlerindeki düşkün ahlâkın halinde, o kimselerde oralara sığımaktadırlar, ancak bu sığınmaları onları hüsrana götürecektir, çünkü zannettikleri gibi bir sığınma yeri bulamayacaklardır. Ahrette iki sığınma yeri vardır biri cennet diğeri cehennemdir.
Malikel mülke sığınan, ve dünyada gereğini yerine getiren kimseler, gene malikel mülkün sahibi olduğu cennetine ulaşacaklar. Hayal ve vehme sığınanlar ise, hayal ve vehmin kendine ait sığınacak biryerleri olmadığından, gene o zaman onlarda, malikel mülkün cehennemine iskân olacaklardır. Yani oraya sığınacaklardır.
إِلَهِ النَّاسِ
(İlâhin nâs)
(114-3) “İnsanların İlâhı'na.”