Kâle innî leyahzununî en teżhebû bihi veeḣâfu en ye/kulehu-żżi/bu veentum ‘anhu ġâfilûn(e)
Babaları, "Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum."
Babaları dedi ki: "Onu götürmeniz beni üzer, korkarım ki onu kurt yer de sizin haberiniz bile olmaz."
Yûsuf Suresi'nin 13. ayeti, Hz. Yakup'un oğullarına duyduğu endişeyi ve Yusuf'u kaybetme korkusunu dile getirmektedir. Ayet, 'üzülmek', 'gitmek', 'korkmak', 'yemek' ve 'gafil olmak' gibi temel kavramlar üzerinden babalık şefkatini ve potansiyel tehlikeleri vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Hüzün (حزن), insanın kalbinde meydana gelen keder ve üzüntü halidir. Ayetteki 'le-yahzununi' ifadesi, Hz. Yakup'un Yusuf'un kendisinden ayrılması durumunda yaşayacağı şiddetli üzüntüyü pekiştirir ve bu ayrılığın ona ağır geleceğini gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Hüzün, nefsin hoşlanmadığı bir şeyin meydana gelmesi veya hoşlandığı bir şeyin elden gitmesi sebebiyle duyduğu acıdır. Bu ayette, Hz. Yakup'un Yusuf'un kendisinden uzaklaşması ve başına bir şey gelmesi ihtimali nedeniyle hissettiği içsel acıyı ve kederi anlatır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Zehebe (ذهب) fiili, bir yerden ayrılmak, gitmek anlamındadır. Ayetteki 'en tezhebu bihi' ifadesi, Yusuf'u alıp götürmeleri eylemini ifade eder ve bu eylemin Hz. Yakup için bir endişe kaynağı olduğunu gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Zehebe, bazen bir şeyi alıp götürmek anlamında da kullanılır. Burada 'bihi' edatıyla birlikte kullanılması, Yusuf'u yanlarında götürmeleri ve onu kendisinden ayırmaları anlamını pekiştirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Havf (خوف), bir şeyin meydana gelmesinden veya bir zararın ulaşmasından duyulan endişe ve korkudur. Ayetteki 'ehâfu' ifadesi, Hz. Yakup'un Yusuf'un kurda yem olmasından duyduğu şiddetli korkuyu ve bu ihtimalin onu ne kadar rahatsız ettiğini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'havf' kavramı, genellikle Allah'a karşı duyulan saygılı korku veya bir tehlikeden duyulan endişe olarak geçer. Bu ayette ise, Hz. Yakup'un evladına yönelik doğal bir ebeveynlik endişesi ve potansiyel bir fiziksel tehlikeden duyduğu korkuyu yansıtır.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Ekele (أكل) fiili, bir şeyi ağız yoluyla tüketmek, yemek anlamındadır. Ayetteki 'ye'kulehu' ifadesi, kurdun Yusuf'u yemesini, yani ona fiziksel olarak zarar vermesini ve hayatına son vermesini ifade eder ki bu, Hz. Yakup'un en büyük korkusudur.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Ekele, sadece besin tüketmek değil, aynı zamanda bir şeyi tamamen yok etmek, ortadan kaldırmak anlamında da kullanılabilir. Bu bağlamda, kurdun Yusuf'u yemesinin, onun tamamen yok olması anlamına geleceği vurgulanır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Gafl (غفل), bir şeyi bilmekle birlikte ondan yüz çevirmek veya onu unutmaktır. Ayetteki 'ğâfilûn' ifadesi, oğullarının Yusuf'u koruma görevini ihmal edebileceklerini, ondan gafil kalabileceklerini ve bu durumun Yusuf için tehlike oluşturabileceğini ima eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Gafl, bir şeyden habersiz olmak, dikkatsiz davranmak veya bir şeyi gözden kaçırmak anlamlarına gelir. Hz. Yakup, oğullarının Yusuf'u koruma konusunda yeterince dikkatli olmayacaklarından, yani 'gafil' davranacaklarından endişe etmektedir, bu da kurdun saldırısı için uygun bir zemin oluşturacaktır.
Yûsuf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
12/13. “Dedi ki: Onu alıp götürmeniz şüphesiz ki, beni üzer. Ve siz ondan habersiz bulunduğunuz halde onu kurdun yemesinden korkarım.”