İçeriğe atla
Nahl 101Cüz 14 · Sayfa 278

Nahl Sûresi 101. Âyet

النحل

Sohbete sor

Ve-iżâ beddelnâ âyeten mekâne âyetin(ﻻ) va(A)llâhu a'lemu bimâ yunezzilu kâlû innemâ ente mufter(in)(c) bel ekśeruhum lâ ya'lemûn(e)

Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber'e, "Sen ancak uyduruyorsun" derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Nahl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Ve-izâ beddelnâ âyeten mekâne âyetin va(A)llâhu a’lemu bimâ yunezzilu kâlû innemâ ente mufter(in) bel ekseruhum lâ ya’lemûn(e) Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir. Onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır, onların çoğu bilmezler. (16/101)


Bir âyetin yerine diğer bir âyetin, getirilmesi nesihtir. Önceki âyet mensuh (neshedilmiş), sonraki âyet ise nasih (nesheden)dir.

Bu hükmü duyan küfür ehli, bu nesh etme olayını alay konusu yapmışlar, hâlbuki bu yerli yerinde bir Âyettir ve böyle de olması lâzım gelir, onlar ise Allah bir Âyeti koymuşsa onu kaldırmaz diyorlar. Niye yapsın bunu diyorlar. Halbuki onlar düşünmüyorlar İncil ile birlikte Tevrat’ın birçok Âyetleri neshedildi, Kûr’ân ile birlikte İncil ve Tevrat’ın bir çok Âyetleri neshedildi, eğer nesih hadisesi olmasaydı Tevrat gelir kalırdı başka kitaba gerek kalmazdı yani yeni hükümlere gerek kalmazdı, tabi onlar her gelen Âyeti kendi istikametlerine göre yorumladıklarından böyle düşünmüşlerdir.

Şimdi biz onları bir tarafa bırakıp gelelim kendimize, bizde her mertebeye geçtiğimiz zaman bir nesih olması lâzımdır, kaldırılması lâzımdır, kaldırılması lâzımdır derken o Âyetin tamamen hükümsüzlüğü değil ondan sonra onunla birlikte gelen Âyetin hükmü altına girmek yani sonraki mertebedeki Âyetinde tatbikatını yapmak, daha evvelce o Âyeti kendi bünyemizde tatbik edemezken ki o zaman bizce o Âyet müteşabih Âyet hükmünde idi, ne zaman ki bizde muhkem Âyet hükmüne geçti işte o zaman bir evvelki görevli olduğumuz Âyet veya mertebesinde olduğumuz Âyet “Nâsûh” Âyeti hükmüne geçiyordur.

Bütün bu Âyetler şeriat, tarikat, hakikat, marifet mertebeleri içerisinde olduğundan, şeriat mertebesi dahil bütün uygulamasını yapacağız. Allah neyi indireceğini bilir diyerek yeni bir Âyeti kast ediyor, Kûr’ân’ı Kerîm’in içerisinde zâten bunların hepsi mevcut gelmiştir, ama yaşam sistemini oluşturmamız gerekiyor.[110]