İçeriğe atla
Nahl 119Cüz 14 · Sayfa 281

Nahl Sûresi 119. Âyet

النحل

Sohbete sor

Śumme inne rabbeke lilleżîne ‘amilû-ssû-e bicehâletin śümme tâbû min ba'di żâlike veaslehû inne rabbeke min ba'dihâ leġafûrun rahîm(un)

Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Nahl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Summe inne rabbeke lillezîne ‘amilû-ssû-e bicehâletin sümme tâbû min ba’di zâlike veaslehû inne rabbeke min ba’dihâ leġafûrun rahîm(un)” Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (16/119)


“Cehalet” iki türlüdür. Birincisi nefsi emmarenin karanlığı zulmeti cahilliği diğeri ise nefsinden cahil olmaktır.

Nefsinin cahili irfan ehlidir, kendi benliklerinden geçmiş ve kendilerini unutmuşlar, hakk’ta fani ve baki olmuşlardır.

Nefsi emmareliği ile cahil olanlara ise nefsi her türlü kötülüğü yapmaya emr eder. Zâhiri tevbe ile bu yaşantı fiziki olarak yapılsa ve İslami bir hayat sürülse güzeldir ama nefis cennetlerine gider ve kendi ve âlemin hakikat-i olan Hakk’ı tanıyamaz.

Gerçek ma’nâ da tevbe, efendimiz s.a.v. in belirtiği gibi “vücudu zenbike” varlık günahından tevbe etmektir. Kendi vehimi ve hayali varlığından ifna olup, tüm bu âlemlerin Hakikat-i Muhammedi zuhuru olduğunu anladığı zaman durumu daha önce Hakikat-i Muhammedi idraki ve anlayışı gibi olur ve Alllah cc. varlık günahını affeder.

“Rabbeke” senin rabbin ifadesinin iki yönü vardır. Birincisi efendimiz s.a.v. in, Allah c.c. olan rabbi hası yönü ile olan “rahim” âlem bazında işlenmiş günahın affı ile merhamet edilmedir.

Senin rabbin ifadesi ile efendimiz s.a.v. in ümmetinin bireylerinin birimsel rabbi haslarıdır. Kendi vehimi varlıkların ifna olması bu rabbi hasın hususi rahmetidir. (Murat Derûni)