Vel-en'âme ḣalekahâ(k) lekum fîhâ dif-un vemenâfi'u veminhâ te-kulûn(e)
Hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için bir ısınma ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yersiniz.
Hayvanları da O yarattı. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Ve siz onlardan bir kısmını da yersiniz.
Nahl Suresi 5. ayet, Allah'ın hayvanları yaratmasını ve bu yaratılışın insanlara sağladığı temel faydaları (ısınma, menfaatler, gıda) vurgulamaktadır. Ayet, 'halk' fiili üzerinden yaratma eylemini, 'en'am' kelimesiyle hayvanların genelini, 'dif' ' kelimesiyle ısınma ihtiyacını ve 'menafi'' kelimesiyle de çok yönlü faydaları öne çıkarır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'en'am' kelimesini, 'nim' (nimet) kökünden türeyen ve Allah'ın insanlara bahşettiği nimetlerin en büyüklerinden olan dört ayaklı evcil hayvanlar (deve, sığır, koyun, keçi) olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, bu hayvanların insan yaşamındaki temel rolünü ve onlardan elde edilen faydaları vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'en'am' kelimesini, Arapların genel olarak evcil hayvanlar için kullandığı bir tabir olarak ele alır. Ayetteki 'el-en'am' ifadesi, bu hayvanların yaratılışının insanlara yönelik bir lütuf olduğunu ve onlardan elde edilen faydaların mecazi olarak değil, doğrudan ve somut olduğunu gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'en'am' gibi somut varlıkları ifade eden kelimelerin Kur'an'daki kullanımının, Allah'ın kudretini ve insanlara olan lütfunu somutlaştırdığını belirtir. Bu ayette 'en'am' kelimesi, Allah'ın yaratma eyleminin bir delili ve insanın yaşamını idame ettirmesi için gerekli olan temel kaynaklardan biri olarak sunulur.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'halk' fiilinin temel anlamının 'takdir etmek, ölçüyle yapmak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'halakaha' ifadesi, hayvanların rastgele değil, belirli bir hikmet ve insanlara fayda sağlayacak şekilde yaratıldığını vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'halk' kelimesinin, 'bir şeyi yoktan var etmek, bir şeyi bir ölçüye göre şekillendirmek' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın hayvanları insanlara hizmet edecek şekilde, belirli özellikler ve faydalarla donatarak yarattığını gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'halk' fiilinin Kur'an'daki kullanımının, Allah'ın mutlak yaratıcılığını ve kudretini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'halakaha' fiili, hayvanların varoluşunun Allah'ın iradesiyle gerçekleştiğini ve bu yaratılışın insanlara yönelik bir nimet olduğunu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'dif'' kelimesini 'soğuktan korunma, ısınma' olarak tanımlar. Ayetteki 'fîhâ dif'' ifadesi, hayvanların yün, tüy ve derilerinin insanlara kışın soğuktan korunma ve sıcaklık sağlama özelliğine işaret eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'dif'' kelimesinin, 'soğuktan korunmak için giyilen şey' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, hayvanların yün ve derilerinden yapılan giysilerin insanlara sağladığı ısınma ve korunma faydasına vurgu yapılır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'dif'' kelimesini, 'bedeni soğuktan koruyan şey' olarak açıklar. Bu ayette, hayvanların doğal ürünlerinin insanlar için bir giyim ve barınma malzemesi olarak kullanılarak soğuktan korunma işlevini yerine getirdiğini ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'menafi'' kelimesini 'fayda, yarar' olarak açıklar ve bu kelimenin geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu belirtir. Ayetteki 've menafi'' ifadesi, hayvanların sadece ısınma değil, aynı zamanda beslenme, ulaşım, tarım gibi birçok alanda insanlara sağladığı sayısız faydayı ifade eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'menafi'' kelimesinin 'nef'' kökünden türediğini ve 'faydalı olmak, yarar sağlamak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, hayvanların etinden, sütünden, yününden, derisinden, gücünden ve hatta gübresinden bile insanların istifade ettiğini gösteren genel bir ifadedir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'menafi'' gibi kelimelerin, Allah'ın insanlara sunduğu nimetlerin çeşitliliğini ve cömertliğini gösterdiğini ifade eder. Bu ayette 'menafi'' kelimesi, hayvanların insan yaşamının sürdürülebilirliği için ne kadar kritik ve çok yönlü faydalar sağladığını vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ekl' fiilinin temel anlamının 'yemek, tüketmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'minhâ te'külûn' ifadesi, hayvanların etinin insanlar için önemli bir besin kaynağı olduğunu ve bu nimetin Allah tarafından verildiğini açıkça ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ekl' kelimesinin 'bir şeyi ağız yoluyla bedene almak' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'te'külûn' fiili, hayvanların etinin insanlar tarafından gıda olarak tüketildiğini ve bu tüketimin Allah'ın bir lütfu olduğunu vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ekl' fiilinin Kur'an'da genellikle helal ve temiz rızık bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'te'külûn' fiili, hayvan etinin insanlar için helal ve faydalı bir besin kaynağı olduğunu ve bu nimetin Allah'ın yaratıcılığının bir göstergesi olduğunu ifade eder.
Nahl Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Vel-en’âme halekahâ lekum fîhâ dif-un vemenâfi’u veminhâ te-kulûn(e)” Hayvanları da halk etti. Onlarda sizin için bir ısınma ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yersiniz. (16/5)
"En'am" En'âm Sûresi'nde etraflıca anlatıldığı üzere erkeği ve dişisi ile koyun, keçi, sığır, deve sekiz çifte ulaşan ve kendisine en'âm denilen davar, Allah onu da halk etti.
Hayvanların hakliyeti mertebe itibari ile insandan farklıdır. Mevlânâ hazretleri vücut birdir ama mertebelere riayet şarttır. Her ikisinin halkiyetini aynı görürsek darwinizm[9] denilen insanın atasını hayvan olarak görme vartasına düşme tehlikesi vardır.
İnsan’ın halkiyeti Zât mertebesidir, hayvanların halkiyeti Esmâ mertebesidir ve bizlerin gıdalanması ile namazlarda okunan Fatihada ki hamd ile miraclarıda yine Esmâ mertebesine kadardır.
Bahsedilen hayvanların etleri ve sütlerinden gıdalarak faydalanır. Bu bizlerin bedenine içten kalori sağlar ve bu kalori enerji açığa çıkararak ısı sağlar ve bizim madde bedenimizi içten ısıtmış olur. Ve bu hayvanların yünlerinden ise giysi yapılarak madde bedenimiz dıştan ısıtılmış olur.
Hayvan, hayy an yaşıyan andır. Bizlerdeki karşılığı nefsi natıka, konuşan nefs-hayy an olmaktadır. Zikir olarak çeilen esmâlar bizim iç âlemizi muhabbet ile ısıtır. Dış âlemize giyilen esmâ-i ilahiyye ise bizlerin dıştan sarar ve muhabbet ile ısıtır.
Bir dervişte etafına eti, sütü, yünü ile faydalı olur… Bu konu hakkında (34) Bakara (İnek) dosyası vardır. Bu kitaptan istifade edilebilir. (Murat Derûni)