İçeriğe atla
Nahl 61Cüz 14 · Sayfa 273

Nahl Sûresi 61. Âyet

النحل

Sohbete sor

Velev yu-âḣiżu(A)llâhu-nnâse bizulmihim mâ terake ‘aleyhâ min dâbbetin velâkin yu-aḣḣiruhum ilâ ecelin musemmâ(en)(s) fe-iżâ câe eceluhum lâ yeste/ḣirûne sâ'a(ten)(s) velâ yestakdimûn(e)

Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

Nahl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Velev yu-âhizu(A)llâhu-nnâse bizulmihim mâ terake ‘aleyhâ min dâbbetin velâkin yu-ahhiruhum ilâ ecelin musemmâ(en) fe-izâ câe eceluhum lâ yeste/hirûne sâ’a(ten) velâ yestakdimûn(e)” Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler. (16/61)


Yapılan ibadetler ve günahlar karşılığını hemen görülse nefislerine zulmedenler gördükleri dehşet karşısında ödleri patlar ve korkularından ölürlerdi.

İyilik, yapan ibadet yapanlarda bunların karşılığı olan nimetleri ve cenneti müşahade edebilselerdi. Yaptıkları ibadetten de başlarını kaldıramaz ve o güzelliklerden gözlerini alamazlardı…

Onun için ecel sürelerine kadar hak ettiklerinin karşılıüının bulunması, görülmesi ecel süresine kadar ertelenir.

Tasavvufta Cennet-i Acil kavramı vardır. Allah ehli, irfan ehli bu cennet-i acil içindedirler. Daha bu dünya hayatında kendi iç âlemlerinde vahdet-i bulduklarından cennet hayatı yaşamaktadırlar. (Murat Derûni) Bunun müşahade edilebileceği şu hadise dayanır;

Peygamber (a.s.) ın Zeyd’e “Bugün nasılsın ve nasıl kalktın?” diye sorması ve onun “Yâ Resûlallah Hakkan mü’min olarak sabahladım” diye cevâb vermesi.


Bu kıssa, şu hadîs-i şerifin meâlidir:

“(S.a.v.) Hz. Zeyd b. Hârise’ye “Yâ Hârise, nasıl sabahladın?” buyurdular. O da cevâben “Hakk’an mü’min olarak sabahladım” dedi. Buyurdular ki: efendimiz (s.a.v.)

Her bir şeyin bir hakîkatı vardır; şimdi senin îmânının hakîkatı nedir yâ Hârise?” Hz. Zeyd dedi ki:

“Nefsimi dünyâdan uzaklaştırdım, indimde taşı ve kerpici ve altını ve gümüşü aynı oldu. Ve gündüz susuz, ve gece uykusuz oldum, ve sanki açıktan açığa Rabb’imin arşına bakıyorum (nazar ediyorum) ve cennet ehline nazar ediyorum ki, orada birbirlerini ziyaret ederler; ve cehennem ehline nazar ediyorum ki, birbirlerine havlarlar. ” Nebi (s. a. v.) buyurdular ki:

Doğru söyledin, sus (fâş etme) açığa vurma!”[72]