İçeriğe atla
Nahl 60Cüz 14 · Sayfa 273

Nahl Sûresi 60. Âyet

النحل

Sohbete sor

Lilleżîne lâ yu/minûne bil-âḣirati meśelu-ssev-/(i)(s) veli(A)llâhi-lmeśelu-l-a'lâ(c) vehuve-l'azîzu-lhakîm(u)

Kötü sıfatlar ahirete inanmayanlara aittir. En yüce sıfatlar ise Allah'ındır. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Nahl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Lillezîne lâ yu/minûne bil-âhirati meselu-ssev-/(i) veli(A)llâhi-lmeselu-l-a’lâ vehuve-l’azîzu-lhakîm(u)” Kötü sıfatlar ahirete inanmayanlara aittir. En yüce sıfatlar ise Allah’ındır. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (16/60)


Sual:

Esteizu billah, Velillahil meselül eğla. (Nahi S. 16/60) Mealen:

(Yüce misaller Allah içindir.) Ayeti Kelimesiyle, leyse kemislihi şey'ün (Şura 42/11) Mealen:

(Onun misli gibi hiç bir şey yoktur) Ayet-i Kerimesi arasında, cem ve fark nedir?

Cevap:

lillahil meselül egla (yüce misaller Allah içindir) mertebe-i cem-i'ne sıfatıyenin eserleri, sıfatiyeden, hakikatlerini ispat için yüce misaller mevcut olup, (leyse kemislihi şey'ün) delil-i celilisi ise Hüviyet-i Zat itibari ile misalden yüce müberra olduğuna delildir.

Bu suretle zat itibariyle temsile müsaade olmayıp sıfat itibariyle müsaade ise de hata olan sözler, saydıklarımızın temsildeki hataları bir kat daha aklen söylemiş oldu, zira hata olan temsiller, zat-ı vacib-i temsil itibari ile olup zat-ı itibariyle temsile ise leyse kemislihi şey'ün delil müsaade olmadığı gibi la tefekkürü defi zatellahi ve tefekkir defil eseri.

Mealen:

(Allahın zat-ı üzerinde düşünmeyiniz velakin eserleri üzerinde düşününüz) Hadisi şerifiyle men edilmiştir. Zira hayret makamı yücedir. Akıl için, keşif için künhü (özü hakikati) idrake yol yoktur. Künhü zat-ı idrak edecek kadar istiğdad verilmemiştir.

Esteizu billah vema utitüm minel ilmi illa kalila (İsra s. 17/85) Mealen:

(Bu hususta size pek az bilgi verilmiştir) Ayet-i Kerimesi buna işarettir, zira Hakk ilmiyle kudretiyle ve sair sıfatıyla muhit değildir, muhit olamaz ekmel kemal muhakkıkiyn (tahkik ehli) bu meslektedir.[71]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)