İçeriğe atla
Nahl 7Cüz 14 · Sayfa 268

Nahl Sûresi 7. Âyet

النحل

Sohbete sor

Vetahmilu eśkâlekum ilâ beledin lem tekûnû bâliġîhi illâ bişikki-l-enfus(i)(c) inne rabbekum leraûfun rahîm(un)

Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Nahl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Vetahmilu eskâlekum ilâ beledin lem tekûnû bâligîhi illâ bişikki-l-enfus(i) inne rabbekum leraûfun rahîm(un)” Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir. (16/7)


Bu hayvan - hayy an (anda yaşayan) uzak beldelere nefsiniz zahmet çekerek varabileceğe beldelere taşır…

Bir bakıma bizlerin bedenlere bizlerin bineğidir. Ve bizleri uzak yerlere götürürler.

Bir gün Mecnun, Leyla nın bulunduğu şehre doğru yolculuğa çıkmış. Gündüz yol alıyor, gece devenin üstünde yürüyormuş. Bakmış geçtiği yerler aynı mesafe kat edemiyor. Devenin bıraktığı yerde yavrusu varmış. Gece yavrusuna dönüyormuş. Bu böyle olmuyacak, sen menziline ben meniline git yani her birerlerimiz varacağımız yere gidelim diye devesini serbets bırakmış…

Bizlerin bedenleri yatay olarak yeryüzünde bizleri uzak yönlere götürür. Ama mir’ac etmemiz için onu ter etmemiz yani ağırlığımızı bırakarak tefekkürde yükselmemiz gerekir. (Murat Derûni) Mesnevi-i Şerif beytinde bu âyet hakkında;

Bu ahenge gevşek ve aşağı bakma; zîrâ bu yolda sabır ve nefsin meşakatleri vardır.

“Şıkk”, meşakkat ve sıkıntı ve zorluk ma’nâsınadır. Nitekim sûre-i Nahl’de (Nahl, 16/7) “Râkib sizin yüklerinizi bir şehre kadar yüklenir, siz ona ancak nefislerin meşakkati ile bâliğ ve vâsıl olursunuz” buyurulur. Ya’ni, “Bu enbiyâ ve evliyânın âheng-i ma’rifetine gevşek ve alçak bakma; zîrâ bu ma’rifet yolunda nefislerin sabn ve meşakkati vardır.” Ya’ni bu maârif ve hakâyıkın bilâ-i’tirâz kabûlü için rûhun, nefs-i hayvânînin te’sîrâtı altından kurtulması îcâb eder; bu da akl-ı selîm kuvveti ve dîn düstûrlarıyla nefsin benliğini ve enâniyetini ezmek ile olur. Bu enâniyeti ezmek ise, gayet meşakkatli ve sıkıntılıdır ve çok sabır lâzımdır.[10]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)