İçeriğe atla
Nahl 86Cüz 14 · Sayfa 276

Nahl Sûresi 86. Âyet

النحل

Sohbete sor

Ve-iżâ raâ-lleżîne eşrakû şurakâehum kâlû rabbenâ hâulâ-i şurakâunâ-lleżîne kunnâ ned'û min dûnik(e)(c) feelkav ileyhimu-lkavle innekum lekâżibûn(e)

Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: "Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır." Koştukları ortaklar da onlara: "Siz elbette yalancılarsınız" diye laf atacaklar.

Nahl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Ve-izâ raâ-llezîne eşrakû şurakâehum kâlû rabbenâ hâulâ-i şurakâunâ-llezîne kunnâ ned’û min dûnik(e) feelkav ileyhimu-lkavle innekum lekâzibûn(e)” Allah’a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: “Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Koştukları ortaklar da onlara: “Siz elbette yalancılarsınız” diye laf atacaklar. (16/86)


Cenâb-ı Allah mahşer günü cennetliklere ben sizin alâ rabbinizim deyince onu tanıyanlar arifler secde ederek tasdik edecek, tanımayanlar ise secde etmeyerek tasdik etmeyeceklerdir. Bu hal üç kere devam ettiten sonra tanımayanlara Allah c.c. ile aranızda bir iz, alamet var mıydı? Diye sorunca evet diye cevap vereceklerdir. Ve onların tanıdğı, bildiği şekilde tecelli edince evet sen bizim rabbimizsin diye secde edeceklerdir. Burada gaflet üzere bir ikili kul ve rab anlayışıda olsada cenâbı hakk hayali rab anlayışını kabul etmektedir.

Ama iş şirk, ortak koşma, ayrı ayrı ilahlar anlayış ve yaşantısına gelince kendileride bunu ikrar ederek, bunlar seni bırakarak taptığımız ortaklarıdır. Diyerek sen bir yana, bunlar bir yana diyeceklerdir.

Koştukları ortaklarda verilen izinle dile gelip siz yalancılarsınız. Bizler dünya hayatında elbet konuşamıyor, hareket edemiyorduk. Ama Cenâb-ı Allah’ın kendi hakikati bizlerde gizli idi. Ama siz gafilliğinizden ve nefsi emmarenin inadından bunu kabul etmeyen yalancılardandır… (Murat Derûni)